Examples of using Ciddi bir problem in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Computer
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Programming
Hanımefendi, bu ciddi bir problem.
Potansiyel olarak çok ciddi bir problem.
Hayatı'' ahorashi''( saçmalık) olarak görmek ciddi bir problem.
Fakat ardında çözülmemiş ciddi bir problem bıraktı-- Yerçekimi, uzaya mikroskobik ölçekte nasıl etki eder?
Bu doğru. Ciddi bir problem olduğunda, otomatik pilot gemiyi ana üsse götürür.
Ya da ciddi bir problem var ve yardım etmen için çağrıldın.- Evet.
Bu ciddi bir problem. Daha sonra tekrar deneyin.
Örneğin, serbest tırmanış ile binalara girmeyi seven birisi için, tutunabileceği yerlerle oynamak ciddi bir problem olabilir.
Örneğin, serbest tırmanış ile binalara girmeyi seven tutunabileceği yerlerle oynamak ciddi bir problem olabilir. birisi için.
Genç adam, toplum içinde düzgün davranmaya başlamazsan sen ve ben ciddi bir problem yaşayacağız demektir.
Hooke boylam çizgisini belirlemenin bir yolunu düşündüğünü kaydetti( sonra navigasyon için ciddi bir problem) ve Boyle
Saat Yay Kovanı====Hooke boylam çizgisini belirlemenin bir yolunu düşündüğünü kaydetti( sonra navigasyon için ciddi bir problem) ve Boyle
HIV, Kongo Demokratik Cumhuriyetinde ciddi bir problem, ve yardım şirketleri ülkeyi ucuz hatta ücretsiz kondomlarla dolduruyorlar.
Ciddi bir problemim varmış gibi yapma.
Eğer yarın tahsil edemezsem ciddi bir problemimiz var demektir.
Ciddi bir problemimiz var.
Ciddi bir problemimiz olabilir.
Burası Merkez. Ciddi bir problemimiz var.
Senin ciddi bir problemin var.
Ama uzun zamandır ciddi bir problemimiz yoktu.