Examples of using Dert in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Başımızda yeterince dert yokmuş gibi.
Dert yoktur. Herkes mutlu görünür.
Dert değil Profesör Kapoor.
Fazla dert ediyorsun.
Kim dert ediyor?
Dert değil.- Nerelerdeydin.
Sanki yeterince dert yokmuş gibi… bir de kalkıp savaşa gitti.
Dert bohçanı topla.
Dert değil Debbie. Bayan Mayfair.
Yabancıları dert etmeyi bırak!
Dert yok, annemim dırıltısı yok.
Beni dert ediyor.
Yeterince dert var. Kadınla görüşme.
Maxin payı tayfanın dert edindiği tek şey değil yalnız.
Kaygı yok orada, endişe yok, dert yok, tasa yok.
Dert değil Marek.
V parayi dert etmeyi birakacak.
Akhmed denen şu adamı dert ediyor musun?
Sanki yeterince dert yokmuş gibi bir de kalkıp savaşa gitti!
Dert değil, önce Sandy ile konuşmak istiyorum.