Examples of using Eliyle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çavuş Rutledge eliyle sizin ağzınıza bastırıyordu.
Bu tapınak insan eliyle inşa edilmiş tuğlalardan ve sıvadan ibaret değil sadece.
John her şeyi eliyle yazdı ki sonradan tasdik edilebilsin.
Belki eliyle ters vuruşu işlenebilirdi.
Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.
Bebek oradan eliyle benimkini tutamaz.
Eliyle ilgili hikayeye inanıyor musun?
Çoğu erkek eliyle yapar onu.
Eliyle ağzımı kapattı ve silahını, hissedebileceğim şekilde sırtıma dayadı.
Eliyle bacağıma dokundu.
Eliyle beni tuttuğunu hissedebiliyorum.
Çinekopu eliyle yakalamış çıkarmış.
Eliyle birlikte gidebilirsin.
Yani Turner eliyle iptal etmediyse otomatik mesaj her akşam.
Büyük bir balık beslerdi eliyle, büyük bir yayın balığı.
Tek yaptığı havada eliyle bir kaç hareket oldu.
Aynı anda iki eliyle de yazabilmek için kendini eğitmişti.
Eliyle öyle devam ediyordu.
Eliyle adamın göğsünde delik açtı. Lanet olsun!
Bir tanrının eliyle yıkanmak!