GITMEYE in English translation

to go
gitmek
gidecek
gidip
çıkmak
girmek
dönme
to leave
gitmek
ayrılmak
bırakmak
terk
çıkmak
terketmek
ayrılıp
to get
almaya
var
bulmaya
gitmek
getirmeye
alacağım
ulaşmaya
elde etmek
girmek
yakalamaya
not
değil
yok
sakın
hiç
olmaz
pek
hayır
henüz
etme
bilmiyorum
to walk
yürümek
yürüyerek
yürüyecek
gitmek
yürüyen
dolaşma
girmek
yürüneceğini
yürüyerek mi
going to
gitmek
gidecek
gidip
çıkmak
girmek
dönme
to going
gitmek
gidecek
gidip
çıkmak
girmek
dönme

Examples of using Gitmeye in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Şimdi evden işe gitmeye korkuyorum.
Now I'm afraid to walk home from work.
uçmayı trenle gitmeye tercih ederim.
I prefer flying to going by train.
Kendi fikrim.- Hoşuna gitmeye ziyaretçilere karşı.
In case you have visitors you don't like? It's my own idea.
Yaşında bir kız sanırım hastaneye gitmeye çalışıyor.
I think she's trying to walk to the hospital.
Neredeyiz bir baksana, Bağdata gitmeye alışmış olmalı!
Look where we are, he must be used to going to Baghdad!
Kendi fikrim.- Hoşuna gitmeye ziyaretçilere karşı,?
It's my own idea. In case you have visitors you don't like?
onun yolundan gitmeye çalışıyoruz.
so we try to walk his path.
Dediğim gibi ben Björnle gitmeye kararlıyım.
As I told you, I'm committed to going with Bjorn.
arkanıza bakmadan gitmeye devam edin.
don't look back.
O buradan gitmeye bakıyor.
He is looking to walk.
Dediğim gibi ben Björnle gitmeye kararlıyım.
I'm committed to going with Bjorn. As I told you.
Ayrıca dalgıçlar 90 metrenin altına gitmeye alışık değiller.
Are not used to going down below 300 feet. And also because the scuba divers.
Bir adım daha yaklaşmışızdır. Yani, umarım eve gitmeye.
To going home. So, hopefully, one step closer.
Toplantıya gitmeye karar verdi bu olanlardan sonra.
HE DECIDED TO GO TO THE CONVENTION AFTER ALL.
Babylona gitmeye hazırız.
READY TO GO TO BABYLON.
Ama Darthmoutha gitmeye karar verdim.
BUT I have DECIDED TO GO TO DARTMOUTH.
Berkeleye gitmeye karar verdin?
YOU have DECIDED TO GO TO BERKELEY?
Eve gitmeye çalışıyordu.
SHE WAS TRYING TO GO HOME.
Pekala, gitmeye hazır mısın?
OKAY, ARE YOU READY TO GO?
Hemen gitmeye hazır ol.
JUST GET READY TO GO.
Results: 7291, Time: 0.0647

Top dictionary queries

Turkish - English