Examples of using Ters gitmeye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Son hızla ters gitmeye başladı.
Bir şeyler ters gitmeye başlayana kadar herkes bir plan yaptığını sanır.
O dakikadan sonra her şeyin ters gitmeye başladığını söyledi.
ancak işler ters gitmeye başlayınca.
Ama daha sonra, neredeyse aynı anda işler ters gitmeye başladı.
Ve yıldız geçidim geri gelene dek işler ters gitmeye devam edecek.
Belki de her şey ters gitmeye başlamıştır.
Rasgele seçmeyi bıraktıktan sonra işler ters gitmeye başladı.
Çok iyi idare ediyordu ta ki işler ters gitmeye başlayana dek.
Rasgele seçmeyi bıraktıktan sonra işler ters gitmeye başladı.
Aslında daha uçak kaybolmadan önce… ters gitmeye başlamıştı.
Çünkü o zamanlar işyerinde bazı şeyler benim için ters gitmeye başlamıştı.
Ne zaman bir şeyler ters gitmeye başladı.
Para peşin ödenmişken bir şey ters gidecek olursa… bayağı bayağı ters gitmeye eğilimli olurlar.
İşlerin ters gitmeye başladığı dakika şu korumalar gelip bizde iki kurşun deliği açar.
Eğer o aptal onu vurmasaydı… ve neden, işler ters gitmeye başlayınca, bu kadar ters gider?
başarılı olması için hayati bir unsurdur. Özellikle de harekat ters gitmeye başlamışsa.
Aslında aile lanetine inanmıyorum ama bir şeyler ters gitmeye başladığında… suçu bunda buluyorum.
Aslında aile lanetine inanmıyorum ama bir şeyler ters gitmeye başladığında… suçu bunda buluyorum.
Biliyor musun her şeyin ilk ne zaman ters gitmeye başladığını anlamaya çalışıyordum ve görünüşe göre o zaman tam da senin mutfağıma ilk geldiğin an.
