KALSA in English translation

stay
kalın
kalıp
kal
dur
durun
çekil
çekilin
ayrılma
kalalım
kalayım
keep
devam
sürekli
durmadan
sessiz
tut
tutun
kalsın
sakla
tutarım
koru
left
terk
ayrılmak
birak
bırak
git
gidin
çık
kalsın
terket
ayrılın
remains
kalın
kalır
kalacak
devam
kalıyor
kalıp
kaldı
hala
kalan
kalanlardan
have
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
stays
kalın
kalıp
kal
dur
durun
çekil
çekilin
ayrılma
kalalım
kalayım
stayed
kalın
kalıp
kal
dur
durun
çekil
çekilin
ayrılma
kalalım
kalayım
staying
kalın
kalıp
kal
dur
durun
çekil
çekilin
ayrılma
kalalım
kalayım
remain
kalın
kalır
kalacak
devam
kalıyor
kalıp
kaldı
hala
kalan
kalanlardan
leave
terk
ayrılmak
birak
bırak
git
gidin
çık
kalsın
terket
ayrılın

Examples of using Kalsa in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Benzin parasından yırtmak için…-… kız bizimle kalsa sorun olur mu?
Mind if we keep her awhile, save the state gas money?
Ama bari denizanası kalsa?
But could we at least have the jellyfish?
Bana kalırsa her şey olduğu yerde kalsa daha iyi.
So…- I think everything should stay right where it is.
Bu aramızda kalsa olur mu?
Would it be okay if this stayed between us?
Araba sende kalsa?
What if you keep the car?
Fransa dışında kalsa iyi olur.
he would better stay out of France.
Keşke annemle babam hep yanında kalsa.
I wish I could have Mummy and Papa with me.
Sana kalsa bu çöplükte çürüyüp gideriz.
Leave it to you and we will just rot in this dump.
Ria ne zaman bizde kalsa, en kötüsüyle karşılaşıyordu.
Whenever Ria stayed with us, she got the worst of it.
Sadece benimle kalsa iyi olur diye Tamam. düşünüyorum hepsi o.
I just think it's a good idea if he stays with me. Right.
Bu bıçak sende kalsa iyi olur.
You better keep this knife.
Aslında telefonunu getirdim ama bu aramızda kalsa iyi olur.
I actually bring your phone, but it should stay between us.
Keşke annemle babam hep yanında kalsa.
I wish I could have mummy and papa with me forever!
Zincir üstünde kalsa iyi olur.
Better leave the chain on.
Annie bizimle birkaç ay kalsa ya?
What if Annie stayed with us for a couple of months?
Jimmy Stephanieyle kalsa ve Nepale ben gidip bebeği orada doğursam?
What if Jimmy stays with Stephanie, and I go to Nipple to have the baby?
Hadi! Bu bıçak sende kalsa iyi olur.
You better keep this knife. Come on.
Birimiz Wanda ile burada kalsa olmaz mı?
Shouldn't someone stay here with Wanda?
Şükran Gününe denk gelen hafta sonu boyunca Mikela Susie bizde kalsa ya?
What? What if Mike and Susie stayed with us for the whole Thanksgiving weekend?
Şey, elektrotlarım üstümde kalsa da olur sanırım.
Well, I guess I might as well leave my electrodes on.
Results: 227, Time: 0.0345

Top dictionary queries

Turkish - English