REMAIN in Turkish translation

[ri'mein]
[ri'mein]
kalın
stay
thick
remain
stand
hold
bold
bye
goodbye
kalır
stays
remains
left
will
keep
compared
kalacak
to stay
will
will remain
to live
is going
keep
left
to crash
devam
continue
keep
go on
move on
proceed
carry on
resume
remain
kalıyor
stays
remains
leaves
lives
am keeping
kalıp
and
stay
pattern
mold
remain
here
stuck
kaldı
to stay
to remain
not
to keep
stick
here
to be
to be left
hala
still
yet
remain
are
kalan
of
left
kaia
remaining
kalanlardan
remaining
left
staying
rest
leftover
surviving
one
standing
residual
olarak kalacaktır

Examples of using Remain in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Remain dark. No communication, no calls… no messages.
İletişim yok, arama yok… mesaj yok. Karanlıkta kalın.
According to the experts you and I should remain in prison.
Uzmanlara bakarsan, sen ve ben hala hapiste olmalıydık.
Things… certain things remain lost in the night.
Şeyler… Bazı şeyler gecenin karanlığında kayıp olarak kalacaktır.
Problems such as performance metrics for the M/G/k queue remain an open problem.
M/G/k sırası için performans metrikleri gibi sorunlar halen açık bir sorundur.
Except his wife; We ordained that she shall surely be of those who remain behind.
Fakat Lutun karısı müstesna; biz onun geri kalanlardan olmasını takdir ettik.
Mm. Lieutenant Knox and his men will remain to assist you.
Evet. Teğmen Knox ve adamları kalıp sana yardımcı olacak.
And I realized that… questions remain the same… only the answers change.
Fark ettim ki sorular aynı kalıyor sadece cevaplar değişiyor.
Remain dark. no calls, no messages. No communication.
İletişim yok, arama yok… mesaj yok. Karanlıkta kalın.
Certain things remain lost in the night.
Bazı şeyler gecenin karanlığında kayıp olarak kalacaktır.
The poet wllI remain in ItaIy.
Şair İtalyada kalacak.
Two questions remain unanswered.
İki soru cevapsız kalıyor.
Regardless who is governing. Our country, our institutions remain.
Ülkemiz, kurumlarımız kimin yönettiğinden bağımsız olarak kalacaktır.
Our country, our institutions remain regardless who is governing.
Ülkemiz, kurumlarımız kimin yönettiğinden bağımsız olarak kalacaktır.
from taking the throne, So, while I remain here.
O yüzden ben burada kalıp.
Deep below the surface… under the Silver Lake. For now the answers remain hidden.
Şimdilik, bu sorunun cevabı,… Silver Lakenin dibinde saklı kalacak.
For now the answers remain hidden… under the Silver Lake. deep below the surface.
Şimdilik, bu sorunun cevabı,… Silver Lakenin dibinde saklı kalacak.
I think about the people that remain buried under the rubble.
Enkazın altında gömülü kalan insanları düşünüyorum
With the limited number of classrooms that remain at East End, the students will be put on a split-shift system.
Öğrenciler vardiya sistemiyle eğitim göreceklerdir. Doğu Yakasında kalan derslik sayısının sınırlı olması nedeniyle.
With power and responsibility, we all change, but the hearts of the most honourable remain true to their dreams.
Gücümüz ve sorumluluğumuz arttıkça hepimiz değişiriz ama en onurlu olanlar hayallerine sadık kalır.
While their own civilization seems to crumble A people who somehow can remain silent under the force of the caveman's philosophy.
Bir insan nasıl olur da medeniyeti parçalanırken sessiz kalır? mağara adamı felsefesine sığınarak.
Results: 1916, Time: 0.1438

Top dictionary queries

English - Turkish