Examples of using Katili in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hepsinin katili benmişim Simone.
O, iki yıl içinde altı katili serbest bırakmış bir adam.
Öldüğün zaman, kanını içeceğim senin! Amcamın katili!
O bir eğlence katili. Hiçbir şey öyle olmuyor.
Sen çocuk katili değilsin.
Kız, katili tanıyormuş sanki. Galiba.
Sence onun katili başka biridir, değil mi?
Bravo, bir grup katili korkutmayı başardın.
Bilmiyoruz.- Katili yakaladığınızı söylediniz.
Kadın katili sıçanlara karşı özel bir düşkünlüğüm vardır.
Kenny Loggins, katili gördü, ama kimliğini açıklamaya korktu.
Bugünkü adam, Seo Yun Jeongun gerçek katili oydu.
O halde, iki ya da daha çok katili arıyoruz.
Bilmiyoruz.- Katili yakaladığınızı söylediniz.
Hiçbir şey öyle olmuyor. O bir eğlence katili.
Kenny Loggins, katili gördü, ama kimliğini açıklamaya korktu.
Bu saldırıyı gerçekleştiren kişi ile Mary Mohanın katili aynı kişi.
Birden çok katili araştırırım.
Hedefi aşk olan, çabuk ve acımasız bir Ninja katili olman gerekiyordu.
Çocuklara yardım eden çocuk katili.