KIBAR in English translation

nice
güzel
iyi
hoş
nazik
kibar
memnun
sevimli
sevindim
hoştu
polite
kibar
nazik
hoş
terbiyeli
edepliydi
polite gibi
kind
tür
biraz
nazik
nasıl
kibar
çeşit
tarz
biçim
tip
böyle
gentle
nazik
kibar
yumuşak
hafif
narin
yavaş
uysal
tatlı
usulca
şefkatli
courteous
nazik
kibar
saygılı
saygılıdır canayakındır , saygılıdır
genteel
kibar
nazik
soylu
kindly
lütfen
nazik
iyi
kibar
güzel
güzellikle
rica ediyorum
hoş
gallant
cesur
yiğit
centilmen
kibar
kahraman
nicely
güzel
iyi
hoş
kibar
güzellikle
nazik
bir şekilde
attentive
dikkatli
kibar
ilgili
nazik
özenli
düşünceli

Examples of using Kibar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kibar… Her zaman böyle ilerlediğini söyleyebilirim.
I can always tell it's you heading this way. Attentive.
Ona çok kibar davranmak zorundasın.
You have to treat him very gently.
Evet,'' kibar hanım,'''' orman yeşili.
Yeah,"elegant lady,""forest green.
Bunu kibar ve saygılı şekilde yapacaksın ve yardım vakfına bağış yapacaksın.
And you're gonna make a generous donation You're gonna do it nicely and respectfully.
Dakik. Kibar. Dengeli.
Punctual. Poised. Refined.
En kibar ev sahibi olduğun söylenemez.
You're not exactly the most attentive host.
Bunu kibar bir şekilde söylememin bir yolu var mı, Simon?
Is there any way I can put this kindly, Simon?
Avrupa ve Doğu Amerikada kibar bir uygarlık yaşanıyordu.
And the eastern United States. Genteel civilization had come to England, the continent.
Bayana kibar davranın, tamam mı?
Treat the lady gently, okay?
Aslına bakarsan Meruya kibar ve anlayışlı davranmaktan başka bir şey yapmadım.
The fact is… I have treated Meru with nothing but kindness and consideration.
Dakik. Kibar. Dengeli.
Poised. Refined. Punctual.
Biraz daha kibar olmaya çalış lütfen, Albert.
Please try to be a bit more gallant, Albert.
Sizin kadar kibar biri olmadığımı biliyorum bayım. Bak.
I know I am not an elegant man like you, mister. Look.
Çok asil. Oldukça kibar ifade edilmiş söylemeliyim ki.
Very noble and very nicely expressed, if I may say so.
Ne kadar kibar olduğun hakkında…'' sancha'' ya.
How attentive you are to la"sancha.
Bana hep çok kibar davrandığın için çok teşekkürler.
Thank you so much for always treating me so kindly.
Avrupa ve Doğu Amerikada kibar bir uygarlık yaşanıyordu.
Genteel civilization had come to England, the continent, and the eastern United States.
Bileğinle kibar ama hakim bir şekilde çevirmelisin.
You want to twist the wrist gently but with authority.
Kibar. Dengeli.- Dakik.
Punctual. Poised. Refined.
Sizin kadar kibar biri olmadığımı biliyorum bayım. Bak.
Look. I know I am not an elegant man like you, mister.
Results: 3332, Time: 0.0467

Top dictionary queries

Turkish - English