Examples of using Kibar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kibar… Her zaman böyle ilerlediğini söyleyebilirim.
Ona çok kibar davranmak zorundasın.
Evet,'' kibar hanım,'''' orman yeşili.
Bunu kibar ve saygılı şekilde yapacaksın ve yardım vakfına bağış yapacaksın.
Dakik. Kibar. Dengeli.
En kibar ev sahibi olduğun söylenemez.
Bunu kibar bir şekilde söylememin bir yolu var mı, Simon?
Avrupa ve Doğu Amerikada kibar bir uygarlık yaşanıyordu.
Bayana kibar davranın, tamam mı?
Aslına bakarsan Meruya kibar ve anlayışlı davranmaktan başka bir şey yapmadım.
Dakik. Kibar. Dengeli.
Biraz daha kibar olmaya çalış lütfen, Albert.
Sizin kadar kibar biri olmadığımı biliyorum bayım. Bak.
Çok asil. Oldukça kibar ifade edilmiş söylemeliyim ki.
Ne kadar kibar olduğun hakkında…'' sancha'' ya.
Bana hep çok kibar davrandığın için çok teşekkürler.
Avrupa ve Doğu Amerikada kibar bir uygarlık yaşanıyordu.
Bileğinle kibar ama hakim bir şekilde çevirmelisin.
Kibar. Dengeli.- Dakik.
Sizin kadar kibar biri olmadığımı biliyorum bayım. Bak.