Examples of using Konularla in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Senin konularla ilgilendiğini sanmıştım.
Bu konularla hiç bir ilgisi yok.
Lord olmak gibi konularla artık ilgilenmiyorum.
BHde devlet düzeyindeki yetkililer, dışişleri ve dış ticaret gibi konularla ilgileniyor.
Özür dilerim, bu konularla baban ilgilenirdi genelde.
Böyle güzel bir günde birbirimizi bu konularla kırmayalım.
Eleştirilerin büyük çoğunluğu cyber hukuk tarafından henüz ele alınmamışt konularla ilgilidir.
Üzgünüm, madam ama bu tür konularla ilgilenmiyorum.
Bana anlatamayacağın konularla ilgili.
Mesela'' Ne tür konularla baş ediyorsunuz?
Üvey kardeşimi ilgilendiren bazı konularla uğraşıyorum.
Şu an için babanı böyle konularla rahatsız edemeyiz.
Gramsci de benzer konularla ilgileniyordu: Neden İtalyan işçiler ve köylüler faşistlere oy vermeliydi?
Kendiliðinden, bu konularla ilgili görüþleri doðrultusunda idari yetkiyi( idari organý) bilgilendirebilir.
Tüm kişisel konularla biliyorum Raghu ile çalışmak zor olacak Ama bu büyük kırılmanızdı.
Evet. Sosyal konularla,… kadın konularıyla, bu tarz konularla ilgileniyoruz.
Mali konularla ilgilenmenin zor olduğunu biliyorum. Hala sevdiğiniz insanın yasını tutarken.
Tamamen farklı görünüyordu, tamamen farklı konularla ilgileniyordu. Beklediğiniz hacker tiplemesine hiç uymuyordu.
Neden sürekli negatif konularla uğraşıyorsun?'' ve ben de'' Ne demek istiyorsunuz?'' dedim?
Sosyal konularla, Evet. kadın konularıyla, bu tarz konularla ilgileniyoruz.