Examples of using Koy in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Karşı koy Zoe! Sam!
Hazır. Koy. Bırak.
Mesela Jo Koy gerçek adım değil.
Bana bir içki koy ve bırak gerisini halledeyim.
Silahını bırak ve ellerini başının üstüne koy! Dur!
Bana para koy, devam.
O zamanla şimdi arasına mesafe koy, halk temizliğini satın alır.
Ellerini arkaya koy. Bırak onu.
Öyleyse, buz koy ve dinlensin, voleybolu bir haftalığına bıraksın.
Sonra yine ortaya koy.- Harika.- Tamam.
Üçlünün diğer üyeleri ise bas gitarist Travis Carlton ve baterist Gene Koy.
kendi bardağına kendin koy.
Katil olsam internete koy der miydim ki sana?
O zamanla şimdi arasına mesafe koy, halk temizliğini satın alır.
Sonra yine ortaya koy.- Harika.- Tamam.
Ellerini onun üstüne koy, evlat.
Şimdi çabuk ol da susuzluktan ölmeden bana bir içki koy.
Ne var? Bir tabak daha koy!
Sen önden git, peşinden geleceğim. Koy.
Herkes, eşini tut, topu sırtına koy.