Examples of using Net in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hayır bu çok genel, daha net bir şey.
Evet, ama çok net değil.
Barın diğer tarafında bir çeşit kargaşa çıktığını çok net hatırlıyorum.
Uygulaman gereken kuvvet konusunda… çok net olmalısın.
Ama o, bu konuda gayet net.
Net yanıtlara ihtiyacım yok.
Oradaki günlerimi öyle net hatırlıyorum ki; sanki zihnimin duvarlarına kazımış gibi.
Çok net duydum.
Tatlı ve net!
Aslında buna karşı çok net bir yasa var.
Sana ateş edebilecek durumdayken etmediğimi çok net hatırlıyorum.
Göçmenlerin tartışma sahnesi gerçek ve net ama dikkat et.
Cardassian bölgesine girmeme konusunda Yüksek Meclisten net emirler aldım.
Her şeyin ne kadar net olduğunu gördün mü?
Cepheden net haberler almadım efendim.
Her şey çok net hatırladığım talihsiz bir olayla başladı.
Japonyada ihtiyaçları olduklarını söyledikleri o telefon görüşmesini çok net hatırlıyorum.
Ölüm ve kendi cenazen çok net imgeler.
Bu bir ibadet, net ve basit.
Konusunda Yüksek Meclisten net emirler aldım.