Examples of using Olan her in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kasabada olan her olayda parmağı olan birisi.
Kontratımızda olan her şeyi alacaksın.
Daha sonra ben mümkün olan her dakika onunla buluştum.
İhtiyacınız olan her türlü tohum,
Hayatımızda eksik olan her ne varsa işte ona.
Mümkün olan her tedbiri alın.
Bana lazım olan her şey burada.
Benim için önemli olan her şeyi kesmişler!
Ve mümkün olan her şekilde yardımcı olalım.
Kubrick, var olan her şeyin… etkilerini düşünür.
Varinius, burada olan her şeyden uzaklaştı.
Zor olan her şeyin önünde engeller vardır.
İhtiyacınız olan her an alın.
Öngörülebilir olan her şey deçocukçadır.
Uçakta olan her şişe şarap, 2.
İkinci Çarpmadan sonra olan her şeyin hem anahtarı Evet.
İhtiyacın olan her anı al.
Ihtiyacim olan her sey burada var.
Yumruklar savaşta ihtiyacım olan her şey!
Blackwoodun ruh için yıpratıcı olan her türlü şeyle irtibatı varmış.