PAY in English translation

share
paylaşmak
pay
aynı
ortak
paylaşım
payı
hisse
hissesi
cut
kesik
kesin
pay
kesip
kesilmiş
keser
kes
kesim
kesen
keselim
numerator
pay
payı
numaratör
piece
parça
pay
eseri
dilim
portion
porsiyon
nasip
bir pay
parça
kısım
bölümü
bölümünü
bir payı
bir nasibi
pay
ödemek
maaş
ücret
para
ankesörlü
parasını
percentage
pay
yüzdesi
yüzde
oranı
oranını
bir kısmı
pie
turta
börek
kek
çörek
pay
pasta
pastayı
tart
tartı
part
yarı
kısmen
bir parçasi
kısmı
bir parçası
bölüm
rolü
dahil
tarafı
bölümünü
stake
kazık
pay
hissesini
bahse
tehlikede
riske
söz konusu
of your

Examples of using Pay in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Pay aramalarını yapsan bile kontratın tarihi geçince ne olacak?
Even if you can make the margin calls, what happens when the contracts expire?
Pay tenekesinde cennet gibi.
It's like heaven in a pie tin.
Hazır mısın Pay?
Are you ready? Pay?
İşlettiği yasa dışı kumarhanenin karından kurbana pay vermemek için öldürdü.
He killed because he didn't want to give part of his illegal gambling business to the victim.
İlk yıl pay almayacağım.
First year, I don't take a percentage.
Yani diyorsun ki zenginleşiyor, pay da alıyor mu?
So, you're saying he's getting rich, he's taking kickbacks on all this?
Kadının işinden yüzde 15 pay.
A 15% stake in her venture.
Sadakatin için, kazandıklarımdan sana pay vermek niyetindeyim.
For your loyalty, whatever I bring. I'm willing to give you a piece of.
Umarım benim için de biraz pay kalmıştır.
I hope there's some of that pie left for me.
™ª Even money wont pay these bills ♪.
Even money won't pay these bills♪.
Bu da değişken pay.
That's variation margin.
Hepimiz bundan pay alabiliriz.
We can all have a part in it.
Sadakatin için, kazandıklarımdan sana pay vermek niyetindeyim.
For your loyalty, I'm willing to give you a piece of.
Rogersın yenilgisi ve itibarsızlaştırılması. Denetim. Pay.
Rogers' defeat and humiliation. a stake, Control.
Müşterilerine taşeronlardan kendine pay aldığını söylerim.
I will tell your clients you get kickbacks from subcontractors.
Sadece kredi kartı ve Apple Pay kullanıyorum.
I only use credit cards and Apple Pay.
Evet, ama… ben pay olmak istemiyorum!
Yes, but… I don't want to be a pie!
Galiba bu işten onlar da pay istiyor.
I guess they want a part in this too.
Hata için küçük pay bırakıyor.
Leaving little margin for error.
Denetim. Rogersın yenilgisi ve itibarsızlaştırılması. Pay.
Control, Rogers' defeat and humiliation. a stake.
Results: 951, Time: 0.0544

Top dictionary queries

Turkish - English