Examples of using Bir pay in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ve sen de madenlerden bir pay karşılığında, bana bir isim vereceksin.
Görmedin mi şu kendilerine Kitaptan bir pay verilmiş olanları?
Geçen hafta Nancy senin malından bir pay aldı.
Her ikisi de ona takımdan bir pay vermiş.
Görmedin mi şu kendilerine Kitaptan bir pay verilmiş olanları?
Baksana o kendilerine kitaptan bir pay verilenlere!
Baksana o kendilerine kitaptan bir pay verilenlere!
Para. Sana telif gelirlerinden bir pay verebilirim.
Onlara ev sağlıyoruz, ganimetten bir pay alacağız.
Baksana o kendilerine kitaptan bir pay verilenlere!
Veya 27 civarında bir pay.
Yüzde beşlik bir pay.
Biz de bu risk karşısında Riverdale pastasından bir pay istiyoruz.
Görmez misin kendilerine kitaptan bir pay verilenleri?
Bugün üçte bir pay.
Sadece% 10 luk küçük bir pay alıyorum.
Görmedin mi şu kendilerine Kitaptan bir pay verilmiş olanları?
Baksana o kendilerine kitaptan bir pay verilenlere!
Bak tatlım, bu işten bize iyi bir pay verecek. Meteliksizim.

