BIR PAY in English translation

a share
bir pay
paylaşmak
nasip
hissesi
bir payı mı
hisse
bir ortaklığı mı
bir nasib
ortak
bir paylaşım
a portion
bir pay
bir parça
bir nasip
bir kısmı
bir bölümünü
bir bölüm
porsiyonu
bir nasib
bir payı
of
biri
var
yerine
dolu
yüzünden
oluşan
dışında
dair
dolayı
ait
cut
kesik
kesin
pay
kesip
kesilmiş
keser
kes
kesim
kesen
keselim
part
yarı
kısmen
bir parçasi
kısmı
bir parçası
bölüm
rolü
dahil
tarafı
bölümünü
a piece
bir parça
pay
bir dilim
margin
marj
fark
kenar
payı
payımız
sınırda
marjini
boşluk
percentage
pay
yüzdesi
yüzde
oranı
oranını
bir kısmı

Examples of using Bir pay in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ve sen de madenlerden bir pay karşılığında, bana bir isim vereceksin.
And you will give me the name in exchange for a cut of the mines.
Görmedin mi şu kendilerine Kitaptan bir pay verilmiş olanları?
Have you not seen those who were given a portion of the Scripture?
Geçen hafta Nancy senin malından bir pay aldı.
Last week, nancy received a portion of your shipment.
Her ikisi de ona takımdan bir pay vermiş.
They each gave him a piece of the team.
Görmedin mi şu kendilerine Kitaptan bir pay verilmiş olanları?
Have you not seen those to whom a portion of the Book was given?
Baksana o kendilerine kitaptan bir pay verilenlere!
Have you not noticed those who have been given a portion of the Book?
Baksana o kendilerine kitaptan bir pay verilenlere!
Consider those who have received a share of the Book!
Para. Sana telif gelirlerinden bir pay verebilirim.
Money. I would give you a share of my royalties.
Onlara ev sağlıyoruz, ganimetten bir pay alacağız.
We house them, we get a share of the spoils.
Baksana o kendilerine kitaptan bir pay verilenlere!
Have you not seen those who received a portion of the Book?
Veya 27 civarında bir pay.
It's twenty-five or twenty-seven of share.
Yüzde beşlik bir pay.
A five percent stake.
Biz de bu risk karşısında Riverdale pastasından bir pay istiyoruz.
So the reward we want for our risk is a cut of the Riverdale pie.
Görmez misin kendilerine kitaptan bir pay verilenleri?
Have you not considered those who were given a share of the Book?
Bugün üçte bir pay.
One third ration today.
Sadece% 10 luk küçük bir pay alıyorum.
I only get a small 10 per cent.
Görmedin mi şu kendilerine Kitaptan bir pay verilmiş olanları?
Have you not considered those who were given a share of the Book?
Baksana o kendilerine kitaptan bir pay verilenlere!
Have you not considered those(Jews) who are given a portion of the Book?
Bir de Allahın bazınıza, diğerinden fazla verdiği şeyleri temenni etmeyin. Erkeklere hak ettiklerinden bir pay vardır.
And wish not for the things in which Allah has made some of you to excel others.
Bak tatlım, bu işten bize iyi bir pay verecek. Meteliksizim.
I'm broke. Baby, he's gonna cut us a real good deal on this.
Results: 375, Time: 0.0708

Bir pay in different Languages

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English