Examples of using Tek fark in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tek fark o istediğini yapmaya cesaret ediyor.
Tek fark: Benimki her yıl.
Tek fark bu.
Tek fark, artık doğru olduğunu biliyorum.
Ve bu defa tek fark eden ben olmadım.
Tek fark yaşlarında.
Tek fark, ben kaybettiğimi biliyorum.
Tek fark, burada kimsenin kazanma şansı yok.
Tek fark, ben düşündüğümü söylemekten korkmuyorum.
Tek fark burada.
Tek fark, biz borsaya bakmıyoruz.
Tek fark, düş görülmemesidir.
Tek fark Mısırlılar sendikalara izin vermiyordu.
Ama tek fark da bu olabilir.
Tek fark, ölen benim hastam.
Yalnız tek fark, öteki tarafa geçemiyorsun.
Tek fark, kel olması.- Hay Allah.
Tek fark benim.
Tek fark, düş görülmemesidir.
Tek fark eden Miraydı ama… bizi çok geç duydu.