Examples of using Uyarsa in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Eğer takım elbise uyarsa.
Şablona uyarsa yarın akşam başka bir erkek çocuğu daha kaybolacak.
Sana da uyarsa eğer, bir hafta kalacağız.
Eğer sana uyarsa, seni ailemle tanıştırmak istiyorum.
Bu ayakkabılar bana uyarsa, benim olur.
Ben gidiyorum; uyarsa siz de gelin.
Size de uyarsa, hemen.
Onlardan kim sana uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım!
Eğer uyarsa idim.
Eğer sana uyarsa, bana da uyar.
Ve uyarsa eğer, bunu kendi başıma yapmam lazım.
Ve uyarsa eğer, bunu kendi başıma yapmam lazım.
Şayet uyarsa, artık aşırı ısınmayacaksın.
İki taraf da… anlaşmaya uyarsa, öyle bir şey olmayacak.
Eğer sana uyarsa, patron.
Bu şartlar uyarsa tekrar çıkmaya başlayabiliriz.
Size de uyarsa onu içerde kilitleyebilirim.
Eğer bana uyarsa, Olimpus Balosunda giyeceğim.
Sana uyarsa bana da uyar. .
Arama ekipleri bunu uyarsa da, bu rakamın artması muhtemel.
