Examples of using Vicdan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sizde hiç vicdan yok mu, Bay Scrooge?
İntikam alındığında, kalp ve vicdan azap çekmeye gözyaşlarının da akmaya başladığını söylerler.
Sende hiç vicdan yok mu?
Sence onda vicdan var mıdır, Jack?
Hayatının geri kalanında vicdan azabı çekme istedim.
Vicdan ve irade söz konusu ise, kim itaat eder ya da etmez.
Vicdan neymiş! Ben söyleyeyim!
Vicdan neymiş! Ben söyleyeyim?
Vicdan özgürlüğü, dilediğinizce düşünmeniz
Vicdan azabı çekmezler, şeytanın var olduğunu bilmezler.
Vicdan neymiş! Ben söyleyeyim!
Birden bire vicdan mı edindin?
Belki de sana yanlışlıkla vicdan vermişimdir. Zayıflık bu.
Belki de sana yanlışlıkla vicdan vermişimdir. Zayıflık bu.
Vicdan. -Doğru.
Vicdan. -Doğru?
Vicdan dışında da hep bir merak etkeni vardır.
Vicdan sahibi olduğu için şanslısın.
Vicdan azabından olmasın? Oğul, babasının günahlarının bedelini ödeyemez?
Hayatım şu anda vicdan sahibi olmak için fazla karışık.