A CONSCIENCE in Turkish translation

[ə 'kɒnʃəns]
[ə 'kɒnʃəns]
vicdan
conscience
scruples
remorse
soul-searching
guilt
bir bilinci
consciousness
conscious
awareness
a conscience
vicdanin mu
vicdanın
conscience
scruples
remorse
soul-searching
guilt
vicdanı
conscience
scruples
remorse
soul-searching
guilt
vicdanım
conscience
scruples
remorse
soul-searching
guilt
bir bilinç
consciousness
conscious
awareness
a conscience

Examples of using A conscience in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It developed a conscience. According to legend.
Efsaneye göre… bir bilinç geliştirmiş.
A conscience. Where the helI would that come from?
Bu vicdan. Bu nereden çıktı?
That everyone has a conscience.- Mmm-hmm.
Ben de herkesin vicdanı olduğunu sanmaktan vazgeçeyim.
If I had a conscience.
Eğer vicdanım olsaydı.
Listen to me if you have a conscience.
Vicdanın varsa en azından beni dinlemelisin.
These makes you human. You have a conscience.
Vicdan sahibisin. Bu seni insan yapıyor.
Murray was an honest accountant with a conscience.
Murray, vicdanı ile dürüst muhasebecilik yapan biriydi.
I don't have a conscience.
Benim vicdanım yoktur.
If you have a conscience, don't tell me it was a coincidence.
Vicdanın varsa bana bunların tesadüf olduğunu söylemezsin.
You have a conscience. These makes you human.
Vicdan sahibisin. Bu seni insan yapıyor.
He should give me half of his royalties if he has a conscience.
Vicdanı varsa telif ücretlerinin yarısını bana vermesi gerekir.
Have I got a conscience? I don't know.
Vicdanım var mı ki? Bilemem.
Morgan, goddamn it, you got a conscience.
Vicdanın var, adamım. Morgan, kahretsin!
People don't have a conscience anymore.
İnsanlarda vicdan kalmamış artık.
Humans have a conscience.
İnsanların vicdanı vardır.
I believed I had a conscience.
Vicdanım olduğuna inanıyordum.
So you do have a conscience.
Demek vicdanın var.
You have a conscience. This makes you human.
Vicdan sahibisin. Bu seni insan yapıyor.
Because I have a conscience.
Çünkü benim vicdanım var.
At least you seem to have a conscience.
En azından vicdanın varmış.
Results: 263, Time: 0.0406

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish