A DRIFTER in Turkish translation

[ə 'driftər]
[ə 'driftər]
bir serseri
punk
bum
drifter
tramp
scoundrel
vagabond
hoodlum
thug
hobo
scumbag
avare
drifter
idle
wandering
tramp
vagabond
a wandering
gadabout
stragglers
vagrant
drifter
bir aylak
walker
a hobo
's a bum
's a loafer
drifter

Examples of using A drifter in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He is a drifter, doomed to wander between the winds.
Başıboş biridir, kaderi rüzgârlar arasında sürüklenmektir.
Just a drifter, I suppose.
Sadece bir avare, sanırım.
A drifter killed a farmer, violated his wife.
Aylagin teki bir çiftçi öldürüp karisina tecavüz etmisti.
A drifter doesn't need a woman.
Bir avarenin kadınlarla işi olmaz.
That sounds like the philosophy of a drifter.
Bunlar gezgin birinin felsefesi gibi geliyor kulağa.
Like…"kill a drifter" crazy or.
Serseriyi öldürelim'' tarzı bir çılgınlık mı yoksa.
Then a drifter came calling one evening.
Sonra bir akşam serserinin biri çıkageldi… bir vampir.
Then a drifter came calling one evening, a vampire.
Sonra bir akşam serserinin biri çıkageldi… bir vampir.
A drifter killed a farmer, violated his wife.
Aylağın teki bir çiftçi öldürüp karısına tecavüz etmişti.
Had to be a drifter, like you say.
Dediğiniz gibi bir avare olmalı.
He's not a drifter.
Serseri değil.
I'm just a guy, a nobody, a drifter.
Ben sıradan bir adamım. Hiç kimseyim, serserinin tekiyim.
Maybe a drifter passing through.
gelip geçen biri.
Oh. Jake. you're not a drifter.
Oh, Jake, Sen aylak biri değilsin.
I'm guessing he either robbed a liquor store or killed a drifter.
Tahmin edersem, ya bir içki dükkanını soydu… ya da birini öldürdü.
I wasn't gonna ask if you wanna smoke meth or kill a drifter.
Sana meth tüttürelim ya da birisini öldürelim diye sormadım.
So one day, a drifter….
Bu yüzden, birgün serserinin biri.
What is he, a drifter?
Ne iş yapıyor, serseri mi?
When you're unsure, maybe you're faced with a drifter.
Emin olmadığın bir zamanda, belki de bir aylakla karşılaştın.
Just a drifter.
O sadece bir gezgin.
Results: 71, Time: 0.0544

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish