A LARGE PORTION in Turkish translation

[ə lɑːdʒ 'pɔːʃn]

Examples of using A large portion in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
at least a large portion of them… were not to reach him?
Phillipin engin kaynaklar varsayalım veya bunların en azından büyük bir kısmı.
A large portion ofenergy from the dam has been diverted to this chamber. Have you found it?
Buldun mu?- Barajın enerjisinin büyük bölümü şu odaya çevrildi?
prompting a large portion of the country to leave, especially to the United States.
ülkenin büyük bir kısmının özellikle Amerika Birleşik Devletlerine gitmesini sağlamıştır.
or at least a large portion of them, were to be, shall i say, diverted? madam, suppose phillip's vast resources.
Phillipin engin kaynaklar varsayalım veya bunların en azından büyük bir kısmı.
or at least a large portion of them… Madam, suppose Phillip's vast resources.
Phillipin engin kaynaklar varsayalım veya bunların en azından büyük bir kısmı.
at least a large portion of them.
bunların en azından büyük bir kısmı.
In September 2008, Google released a large portion of Chrome's source code as an open-source project called Chromium.
Google, Chromeun kaynak kodlarının büyük kısmını Chromium adlı açık kaynak projesi kapsamında paylaşır.
The milk is being drunk by a large portion of the American population since the food
Süt, Amerikan nüfusunun büyük kısmı tarafından içiliyor
Now, there's a belief that a large portion[of the migrant flow] will be deflected to the central and southern Evros sectors.
Artık göç akışının büyük kısmının Evrosun merkezine ve güneyine kayacağına dair bir inanış söz konusu.
Of its troops from the DMZ, sir. East Hun Chiu has re-deployed a large portion.
Doğu Han Çu, birliklerinin büyük kısmını askersiz bölgeden çekip sınırlarına konuşlandırdı.
On the other hand, there's still a large portion of the world that still is able to exercise a certain degree of freedom, particularly in their internal aftairs.
Öte yandan, dünyanın büyük bir bölümü hâlen belirli derecede özgürlüğü uygulayabilmektedir özellikle kendi iç işlerinde.
Blog Voces con Futura(Voices with a Future) publishes a large portion of the anonymous posters that have filled the plazas during the protests.
Voces con Futura( Geleceği olan Sesler) blogunda gösteriler sırasında meydanları donatan anonim posterlerin büyük bir bölümü yayınlandı.
Current models predict that a large portion of the Moon would have been molten shortly after the Moon formed,
Şimdiki modeller, Ayın teşekkülünden kısa bir süre sonra Ayın büyük bir kısmının erimiş olduğunu, bu magma okyanusunun
Frank N. von Hippel, a U.S. scientist, commented on the 2011 Fukushima nuclear disaster, saying that"fear of ionizing radiation could have long-term psychological effects on a large portion of the population in the contaminated areas.
Amerikalı bilim adamı Frank N. Von Hippel 2011 Fukushima nükleer faciası hakkında“ iyonlaşan radyasyonun korkusu kirlenen bölgelerde insanların büyük kısmında uzun vadeli psikolojik etkiye sebep olabilir” demiştir.
training security apparatuses to fight Osama bin Laden were caught unawares by the'bin Laden within': the terror of marginalisation for the millions of educated youth who make up a large portion of the region's population.
girişimlerinin de mevcut olduğunu, ve ayrıca bölge nüfusunun büyük bir kısmını oluşturan milyonlarca eğitimli gencin marjinalleştirilmesi terörü tarafından da bilinçsizce yakalandıklarını söyledi.
Had he done so, we would have informed him that, because of her income a larger portion of those benefits were subject to federal taxes.
Eğer bildirseydi, eşinin gelirinden dolayı bu yardımların büyük kısmının eyalet vergilerine tabi olduğuna dair kendisini bilgilendirirdik.
A large portion of E-deck is still decompressed.
E güvertesinin büyük bir kısmında hala basınç yok.
Though her father paid for a large portion.
Gerçi babası büyük bölümünü karşılamıştı.
But they do pick up a large portion.
Ama büyük bir bölümünü karşılıyorlar.
Cosima's taken a large portion of her cure.
Cosima tedavisinin büyük bir kısmını aldı.
Results: 203, Time: 0.0464

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish