A VENT in Turkish translation

[ə vent]
[ə vent]

Examples of using A vent in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Lieutenant, we got a vent up here!
Teğmen, burada bir hava deliği var!
I found a vent.
Kanalı buldum.
There is a vent in the shower room.
Duş odasında bir havalandırma var.
There-- there was a vent.
Bir havalandırma vardı.
It's got a vent that leads to the parking garage.
Buradan otoparka açılan bir havalandırma deliği var.
There's a vent shaft every two miles.
Her 2 milde bir havalandırma bacaları var.
Body was dumped down a vent pipe in brewerytown.
Ceset brewerytownda bir havalandırma borusuna atılmış.
There is a vent that blows out hot air.
Sıcak hava üfleyen bir havalandırma boşluğu var.
Good, yellow. I will call respiratory for a vent.
Solunum için delik ararım. İyi, sarı.
It's behind a vent in my office.
Ofisimdeki bir açıklığın arkasında.
There's a vent in the shower room.
Duşlarda bir havalandırma deliği var.
You put an egg in a vent! Yes!
Havalandırma deliğine yumurtayı koydun! Evet!
Yes! You put an egg in a vent!
Havalandırma deliğine yumurtayı koydun! Evet!
I'm not sniping, I'm looking for a vent.
Saldırmıyorum, havalandırma kanalını arıyorum.
There is a vent that they turned into a smoking spot.
Sigara içme yeri yaptıkları bir havalandırma deliği vardı, müdür kapattı.
Okay, focus on the edges- Found a vent!
Menfezi buldum!- Tamam, menfezin… köşelerine odaklan!
Found a vent!- Okay, focus on the edges.
Menfezi buldum!- Tamam, menfezin… köşelerine odaklan.
A vent in the sub-basement. Where is it?
Bodrum katında bir havalandırmada. Nerede?
Did you say a vent?
Havalandırma mı dedin?
Have Respiratory set up a vent.
Solunum vantilasyon hazırlasın.
Results: 68, Time: 0.0511

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish