AIDED in Turkish translation

['eidid]
['eidid]
yardımıyla
help
aid
assistance
assist
charity
destekli
support
backup
back
assistance
supportive
help
boost
supply
aid
assist
yardımı
yards
help
asst
yardımcı oldu
to help
to be helpful
to assist
to aid
being an associate

Examples of using Aided in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There has been talk that the village aided you somehow.
Köyün size bir şekilde yardım ettiği söylentisi var.
Yes, and let's not forget who aided in his ascension.
Evet. Yükselmesine kimlerin yardım ettiğini de unutmayalım.
With a lot of skill and aided.
Çok fazla beceri ve yardımla.
Apparently aided by imprisoned Detroit Police Detective Dick Grayson.
Görünüşe göre hapsedilmiş Detroit Polis Dedektifi Dick Grayson tarafından desteklendi.
They can brag to their children about how they aided you.
Çocukları size destek oldu diye böbürlenebilirler.
The man who aided them with money, he… he hanged himself.
Suikastçilere para veren adam… kendini asmış.
Aided and abetted by you.
Senin yardım ettiğin bir ameliyat.
I have aided in kidnapping and murder.
Kaçırmaya ve cinayete yardımcı oldum, Ama çalışanı olduğum şu kısa zamanda.
And aided I was.
Ve yardım edilecektim.
Joint action by the quintet would be aided by generous intelligence sharing.
Beşlinin ortak eylemlerine cömert bir istihbarat paylaşımıyla yardım edilecek.
Fairbank is believed to have aided the escape of 47 slaves.
Fairbankin 47 kölenin kaçmasına yardımcı olduğu tahmin edilmektedir.
Mr. Palmer aided me and my brothers after my father passed.
Bay Palmer babam öldükten sonra bana ve kardeşlerime destek oldu.
Thereafter We aided the believers against their enemies, and they prevailed.
Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.
I was working as a graduate student at Stanford University on Computer Aided Design tools.
Stanford University de öğrenciydim Bilgisayar Dizayn yardımcı araçları bölümünde.
Thereafter We aided the believers against their enemies, and they prevailed.
Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler.
Thereafter We aided the believers against their enemies, and they prevailed.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.
His recovery may be aided by certain herbs.
Eczacıda olmayan bazı şifalı bitkiler… iyileşmesine yardımcı olabilir.
His recovery may be aided by certain herbs absent the apothecary.
Eczacıda olmayan bazı şifalı bitkiler… iyileşmesine yardımcı olabilir.
The policemen were aided by an Austin man, Allen Crum.
Polislere, Austinli bir adam, Allen Crum yardımcı oldu.
Ruins I aided in creation.
O yıkıntıların yaratılmasına benim de katkım oldu.
Results: 142, Time: 0.0863

Top dictionary queries

English - Turkish