BACKROOM in Turkish translation

['bækruːm]
['bækruːm]
arkada
back
rear
behind
aft
hind
posterior
supporter
gizli kapaklı
devirmek için izleyicilerinizin ilgisini çekmez mi politikacılarla gizli
odasında
room
chamber
roommate
suite

Examples of using Backroom in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Something tells me you're no stranger to backroom meetings.
İçimden bir ses senin de gizli buluşmalara yabancı olmadığını söylüyor.
Case you're interested, we're having a game here tonight in Smitty's backroom.
İlginizi çekerse bu akşam burada, Smittysin arka odasında oyun oynayacağız.
I had to sell the house, the backroom.
Evi de, arkadaki gizli odayi da satmak zorunda kaldim.
The backroom. I had to sell the house.
Evi satmak zorunda kaldım, depoyuda.
The backroom. I had to sell the house.
Evi de, arkadaki gizli odayi da satmak zorunda kaldim.
And they have moved to a backroom. The board decided to count undervotes.
Kurul, geçersiz oyları saymaya karar verip bir arka odaya taşınmış.
The board decided to count undervotes and they have moved to a backroom.
Kurul, geçersiz oyları saymaya karar verip bir arka odaya taşınmış.
No, his lawyer. This time, I want to be sure about the backroom deal.
Hayır, avukatıyla. Bu seferinde, gizli kapaklı anlaşmayı sağlama almak istiyorum.
So they can screw over another local business? a corporation making backroom deals with politicians Don't your viewers care about.
Yerel bir işi devirmek için izleyicilerinizin ilgisini çekmez mi? politikacılarla gizli anlaşmalar yapan bir şirket.
This time, I want to be sure about the backroom deal. No, his lawyer.
Hayır, avukatıyla. Bu seferinde, gizli kapaklı anlaşmayı sağlama almak istiyorum.
Don't your viewers care about so they can screw over another Local business? a corporation making backroom deals with politicians.
Yerel bir işi devirmek için izleyicilerinizin ilgisini çekmez mi? politikacılarla gizli anlaşmalar yapan bir şirket.
A corporation making backroom deals with politicians so they can screw over another local business?
Yerel bir işi devirmek için izleyicilerinizin ilgisini çekmez mi? politikacılarla gizli anlaşmalar yapan bir şirket?
I guess when you spend your childhood in backroom poker games, hustling comes as naturally as riding a bike.
Sanırım çocukluğunuzu poker odalarında geçirince dolandırıcılık bisiklet kullanmak kadar doğal hale geliyor.
Even government positions, which should be given fairly, and young people without anyone who has their backs… are used in backroom deals by the powerful, There she goes again.
İşte yine yaptı. güçlüler tarafından gizli pazarlıklarda kullanılıyor Adil bir şekilde verilmesi gereken devlet makamları ve arkalarında kimse olmayan gençlerse.
You can take your backroom handshakes, your DEA cronies
Narkotikteki dostlarınla arka odalarda el sıkışabilir,
No, we can't, because he was playing backroom poker, and if that comes out,
Hayır, söyleyemiyoruz. Çünkü yasadışı kumar oynuyordu,
The one thing I hate more than a backroom deal, Eli, is a failed backroom deal.
Gizli pazarlıktan daha çok nefret ettiğim şey, Eli başarısız bir gizli pazarlıktır.
The backroom of some cool bar, you know, and"Oh, I wanna come back here.
Havalı bir barın arka odaları falan, ve'' Buraya hiç gelmemiştim'' gibi oluyorduk.
you would catch her at the backroom of Sally's Massage Parlor.- Forty-seventh and Tenth.
Sallynin Masaj Salonunun arka odalarında bulursunuz.
I have sent agents all over the world following the paper trail, the backroom deals, the holding companies within holding companies.
Bir kanıt bulsunlar diye dünyanın her tarafına casuslar gönderdim karanlık odalarda anlaşmalar, holding içinde holdingler.
Results: 54, Time: 0.0589

Top dictionary queries

English - Turkish