BE A WARNING in Turkish translation

[biː ə 'wɔːniŋ]
[biː ə 'wɔːniŋ]
bir uyarı olsun
bir ikaz
caveat
be a warning
alert
bir uyarı olmuş

Examples of using Be a warning in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The foreign ministry lauded the action, saying it should be a warning to others.
Dışişleri bakanlığı, bunun diğerlerine ibret olması gerektiğini söyleyerek eyleme övgüde bulundu.
Let it be a warning.
Bu bir ikaz olsun.
Could be a warning.
Uyarmak olabilir.
Let this be a warning to you.
It could be a warning that the line of Confessors is in danger.
Confessor soyunun tehlikede olduğuna dair bir uyarı olabilir.
This could be a warning.
Bunu uyarı olarak sayabiliriz.
This could be a warning.
Bu size bir uyari olabilir.
The next time someone says'stop' it might be a warning.
Bir dahaki sefere birisi ördek derse, uyarı olabilir.
Maybe he wised up-- his paintings could be a warning to other artists.
Belki de öğrendi. Diğer sanatçıları uyarmak için yapıyor olabilir.
Should be a warning to people.
Bu insanlara uyarı olmalı.
Ladies and gentleman of sin, let this be a warning to all of you.
Bayanlar ve günah beyefendi, Bunun sizin için bir uyarı olmasına izin verin.
Please place your hand on the toaster This could be a warning.
Elinizi ekmek kızartma makinesine koyun.- Bunu uyarı olarak sayabiliriz.
And when she does, let that be a warning to other witches out there.
Ve yakıldığında, bu dışarıdaki diğer cadılara bir uyarı olacak.
You may be a warning of things to come.
Gelecekte bizi bekleyen şeylerin habercisi olabilirsin.
Let that be a warning to you.
Bu sana uyarı olsun.
Let this be a warning to you, ladies and gentlemen,
Bu hepinize bir uyarı olsun bayanlar baylar.
A journal published in Constantinople expressed the mood of the times:"Let this be a warning.
O sıralar Kostantiniyyede yayımlanan bir dergi, havayı şöyle yansıttı:'' Bu bir uyarı.
In these serious times. and will be a warning to all cowards who betray the fatherland This judgment will be applauded by all honourable Germans.
Bu zor zamanlarda bir uyarı olmuş olacaktır. ve vatana ihanet eden bütün korkaklara.
This sentence will please all honor-loving Germans, and be a warning to all cowards who betray their Fatherland in these hard times.
Bu zor zamanlarda bir uyarı olmuş olacaktır. ve vatana ihanet eden bütün korkaklara.
To anyone who even thinks about using violence Let this be a warning… on anyone in this town.
Bir başkası üstünde Bu kasabada şiddet kullanmayı aklından bile geçiren herkese uyarı olsun.
Results: 57, Time: 0.0421

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish