BREAKUP in Turkish translation

ayrılık
separation
breakup
break-up
parting
secession
ayrılma
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart
ayrılığın
separation
breakup
break-up
parting
secession
ayrılığı
separation
breakup
break-up
parting
secession
ayrılıktan
separation
breakup
break-up
parting
secession
ayrıldıktan
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart

Examples of using Breakup in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This is… mom's favorite man-hater breakup music.
Bu şarkı annemin favori baş belası erkeklerden ayrılma müziği.
To stay in my old place after the breakup. It would have been too depressing.
Ayrılıktan sonra eski evimde kalmak fazla depresif olurdu.
Yeah, E. He probably just wanted to avoid all depressing things, like your breakup.
Evet E. Muhtemelen ayrılığın gibi üzücü durumlardan kaçınmıştır.
It would have been too depressing to stay in my old place after the breakup.
Ayrılıktan sonra eski evimde kalmak fazla depresif olurdu.
I guess part of me wanted to forget about the breakup too.
Sanırım bir yanım da ayrılığı unutmak istiyordu.
Sorry, I guess I'm in a bitter stage of that breakup.
Üzgünüm, sanırım bu ayrılığın acısını hala yaşıyorum.
Don't even bother. He's been super aggro ever since the breakup.
Deneme bile. Ayrılıktan beri aşırı agresif.
That breakup with Kelly McCarthy was awful.
Kelly McCarthyin ayrılığı korkunçtu.
Danny, you are not taking this breakup seriously.
Danny, sen bu ayrılığı ciddiye almıyorsun.
Her first breakup.
İlk ayrılığı.
My-my last breakup was pretty tough.
Son ayrılığım epey zordu.
Why did you both agree to make the breakup official?
Neden ayrılığınızı resmileştirmeye karar verdiniz?
It is the official insurance against Naomi and Ely breakup.
Bu Naomi-Ely ayrılığının resmi sigortası.
Lana, I know that Clark's breakup's been really difficult.
Lana, Clarktan ayrılmanın senin için çok zor ol.
She's trying to win the breakup.
Ayrılıkta üstün duruma geçmeye çalışıyor.
Man, I am so winning this breakup.
Adamım, bu ayrılıkta kazanan ben oluyorum.
You weren't trying to win the breakup?
Sen, ayrılıkta galip olmaya çalışmıyordun?
Do you want to talk about the breakup with Donald?
Donald ile ayrılığından bahsetmek ister misin?
Did I mention that he didn't take the breakup that well?
Bundan ayrılığımızı iyi karşılamadığını çıkartabilir miyim?
Yeah. For my first breakup, I handled it pretty well.
İlk ayrılığım için gayet iyi idare ettim. Evet.
Results: 290, Time: 0.0521

Top dictionary queries

English - Turkish