CLARIFY in Turkish translation

['klærifai]
['klærifai]
açıklığa kavuştur
netleştir
clear
specific
precise
vividly
plain
explicit
clarity
crisp
distinctly
definitive
açıkla
to explain
to announce
to reveal
to clarify
to disclose
an explanation
to declare
to unveil
açıklığa kavuşturabilir
netleştirir
clear
specific
precise
vividly
plain
explicit
clarity
crisp
distinctly
definitive
açıklığa kavuşturabilirim
açıklamak
to explain
to announce
to reveal
to clarify
to disclose
an explanation
to declare
to unveil

Examples of using Clarify in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We will have to clarify certain points.
Bazı noktaları açığa kavuşturmamız gerekiyor. Size telefon ederim.
We need to talk, clarify some things, and bring our family back together.
Konuşmalı, bazı şeyleri açıklığa kavuşturmalı ve yeniden bir aile olmalıyız.
Clarify what?
Neyi açıklığa kavuşturacağız?
PAULSENI Clarify What?
Neyi açıklığa kavuşturacağız?
It might help clarify your feelings.
Hislerini netleştirmene yardımcı olabilir.
We will have to clarify certain points.
Bazı noktaları açığa kavuşturmamız gerekiyor.
Honesty. Certainly helped clarify my position on that account. Intimate.
Bu hesaptaki pozisyonumu netleştirmekte çok yardımcı oldu. Dürüstlük. Samimi.
Clarify the problem first, okay?
Önce problemi açıklığa kavuşturalım, tamam mı?
Does that clarify the situation?
Bu durumu açıklıyor mu?
Ok, so let me clarify here.
Pekala, izin ver şunu açıklığa kavuşturayım.
And traditionally, only religion has tried enunciate and clarify that difference.
Ve geleneksel olarak da bu farkı yalnızca din, ifade edip açıklığa kavuşturuyor.
I stayed with him for coffee, to… clarify a few things.
Onunla kahve için kaldım… Birkaç şeyi açıklığa kavuşturuyorduk.
Maybe I can help clarify your position.
Belki de fikrini netleştirmene yardım edebilirim.
Clarify a little.
Biraz olsun netleşti.
These should help clarify the situation for her.
Durumu onun için netleştirmeye yarayabilir.
Okay, so let me clarify here.
Pekala, izin ver şunu açıklığa kavuşturayım.
I have to clarify that with Hansen.
Bunu Hansen ile netleştirmem lazım.
Can you clarify the characteristics of the conflicts in the Balkans?
Balkanlarda yaşanan çatışmaların özelliklerini netleştirebilir misiniz?
Let me clarify the economics for you, Gina.
Sana bazı ekonomik gerçekleri anlatayım, Gina.
I can't clarify that.
Buna açıklık getiremem.
Results: 100, Time: 0.0394

Top dictionary queries

English - Turkish