CLEAR WARNER in Turkish translation

apaçık bir korkutucuyum
plain warner
clear warning
clear warner
warner manifest
am a clear warner
a clear herald of warning
açıkça uyaranım
apaçık bir uyarıcıdan

Examples of using Clear warner in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Indeed, I am to you from Him a clear warner.
Zira ben size Onun tarafından( gelmiş) açık bir uyarıcıyım.
I am to you from Him a clear warner.”.
Gerçekten Ben sizi, Ondan yana açıkça uyarıyorum.
I am to you from Him a clear warner.”.
Gerçekten sizi, Ondan yana açıkça uyarıyorum.
He said,“O my people, I am to you a clear warner.
O dedi ki:'' Ey toplumum! Hiç kuşkunuz olmasın, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
He said,'O my people, I am unto you a clear warner.
O dedi ki:'' Ey toplumum! Hiç kuşkunuz olmasın, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
I am to you a clear warner.
kavmine gönderdik de şüphe yok ki dedi, ben, size apaçık bir korkutucuyum.
I am unto you a clear warner.
size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
So flee to Allah. Indeed, I am to you from Him a clear warner.
Öyleyse Allaha koşusun; doğrusu ben sizi Onun azabı ile açıkça uyaranım.
We sent Noah to his people,“I am to you a clear warner.”.
Andolsun ki biz Nuhu, kavmine gönderdik de şüphe yok ki dedi, ben, size apaçık bir korkutucuyum.
He said:'My nation, I am a clear warner for you.
O dedi ki:'' Ey toplumum! Hiç kuşkunuz olmasın, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
I am told(about matters) by means of revelation only because I am a clear warner.”.
Bana ancak, yalnızca apaçık bir uyarıcı olduğum vahyolunmaktadır.
And We had certainly sent Noah to his people,[saying],"Indeed, I am to you a clear warner.
Andolsun biz Nuhu da kavmine gönderdik:'' Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
So flee towards God. I am to you from Him a clear warner.”.
De ki:'' Öyleyse Allaha koşusun; doğrusu ben sizi Onun azabı ile açıkça uyaranım.
I am told(about matters) by means of revelation only because I am a clear warner.”.
Ben ancak apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahyolunuyor.
I only follow that which is revealed to me, and I am not but a clear warner.
Ben sadece bana vahyedilene uyuyorum ve ben apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim.
indeed I am to you a clear warner.
ben size( gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım.
I only follow that which is revealed to me, and I am not but a clear warner.
Ben, yalnızca bana vahyedilmekte olana uyuyorum ve ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim.
I am to you a clear warner.
onlara şöyle dedi:'' Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
I only follow that which is revealed to me, and I am not but a clear warner.
Ben ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.
So flee to Allah. Indeed, I am to you from Him a clear warner.
De ki:'' Öyleyse Allaha koşun, gerçekten ben size Onun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
Results: 74, Time: 0.038

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish