CROSSING in Turkish translation

['krɒsiŋ]
['krɒsiŋ]
geçmek
pass
go
to get
past
to switch
to bypass
crossing
moving
to skip
to traverse
geçerken
go
pass
cross
if
will
when
just
get
as
geçidi
gate
portal
passage
gateway
stargate
pass
parade
rift
doorway
causeway
geçen
last
other
past
pass
crossing
aşmak
overcome
get over
crossing
to transcend
go over
to overstep
surmounting
geçişi
transition
passage
pass
crossing
the 1639 transit
kavşağında
intersection
junction
crossroads
interchange
crossing
off-ramp
roundabouts
gridlock
karşısına geçiyordu

Examples of using Crossing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Previously on Crossing Lines.
Crossing Linesınönceki bölümünde.
Crossing five rivers is no easy journey.
Beş nehir aşmak kolay iş değil.
And the next morning, we began our search for a crossing point.
Ertesi sabah geçiş noktası arayışına başladık.
The crossing of the Delaware.
Delaware Geçidi.
He entered the U.S. about two months ago at the border crossing of Nuevo Laredo.
Amerikaya yalaşık iki ay önce Nuevo Laredo geçişi sınırından girmiş.
Rail line straight down from the Jersey crossing. Just think.
Bi düşün, tren hattı doğrucu Jerseyden geçen.
Cassandra Crossing.
Cassandra köprüsü!
He's in a nightclub in Shibuya Crossing.
Shibuya Kavşağında bir gece kulübünde.
I saw it on an episode of Crossing Jordan.
Crossing Jordan'' dizisinin bir bölümünde görmüştüm.
Stars will create the Goldilocks conditions for crossing two new thresholds.
Yıldızlar, iki yeni eşiği aşmak için gereken Goldilocks şartlarını yaratacaklar.
So this is absolutely not evidence for any sort of trans-Pacific crossing.
Yani bu, bir tür trans-Pasifik geçişi için kesinlikle delil değildir.
Shay mountain crossing.
Shay Dağı Geçidi.
Be at the Allenby Bridge crossing point at 5 p. Sure.
Tabii. Akşam beşte Allenby Köprüsü geçiş noktasında olun.
The Cassandra Crossing- it's unsafe.
Cassandra köprüsü… tehlikeli.
I can see many cars ablaze at Shibuya Crossing.
Shibuya Kavşağında birçok arabanın yanmakta olduğunu görüyorum.
The price of crossing my door is blood, Captain.
Çapraz fiyat kapı, kan, Kaptan.
How is that crossing a line?
Bu nasıl çizgiyi aşmak oluyor?
Less the 400 he will keep here to hold the crossing against any who would pursue you.
Ünü peşinizden gelebileceklere karşı geçişi korumak için tutacak.
Traffic crossing.
Trafik geçidi.
The crossing point was here. We haven't yet been able to find specific.
Henüz tam olarak belirleyemediğimiz… Geçiş noktası buradaydı.
Results: 873, Time: 0.1011

Top dictionary queries

English - Turkish