DAYLIGHT in Turkish translation

['deilait]
['deilait]
günışığı
sunshine
daylight
sunlight
a sunbeam
the earthlight
sunray
gündüz
day
daytime
daylight
daylight
güpegündüz
in broad daylight
of the day
's daylight
in broad dayiight
gün ağarana
gün ışıyana
günışığını
sunshine
daylight
sunlight
a sunbeam
the earthlight
sunray
günışığında
sunshine
daylight
sunlight
a sunbeam
the earthlight
sunray
günışığıysa
sunshine
daylight
sunlight
a sunbeam
the earthlight
sunray
gündüzü
day
daytime
daylight

Examples of using Daylight in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Lord¶- We're burning daylight.
Güneş ışığı yakıyor resmen.
Let daylight dry your tears. Let me be your freedom.
İzin ver de özgürlüğün olayım, izin ver günışığı kurutsun gözyaşını.
But I… we're losing daylight. Move it prisoner.
Yürü tutsak, gün ışığını kaçırıyoruz. Ama ben.
Daylight was an illegal NSA program.
Daylight yasadışı bir NSA programıydı.
If we miss this tide, we're not going anywhere till daylight.
Eğer gel-giti özlediyseniz, gün ışıyana kadar burada kalacağız.
Daylight bloody robbery, this is!
Güpegündüz hırsızlık yapıyor ulan bunlar!
If you live with your eyes closed. Daylight is a dream.
Eğer gözleri kapalı yaşarsan.'' Günışığı hayaldir.
Daylight is now mine to command!
Gün Işığı artık benim emrimde!
But I… Move it prisoner, we're losing daylight.
Yürü tutsak, gün ışığını kaçırıyoruz. Ama ben.
The Orion file, and this. She left us the Daylight file.
Bize Daylight dosyasını, Orion dosyasını ve bunu bıraktı.
We still got a few hours till daylight.
Gün ışıyana kadar hala bir kaç satimiz var.
And now, daylight murder as well.
Ve şimdi, güpegündüz cinayet.
Abed in daylight, what luxury.
Gün ışığında yataktayız, bu ne rahatlık.
Daylight is mine to command.
Gün Işığı benim emrimde.
Move it prisoner, we're losing daylight. But I.
Yürü tutsak, gün ışığını kaçırıyoruz. Ama ben.
But it will only allow you four hours in daylight.
Ama gün ışığında yalnızca dört saat kalabilirsin.
Come on, we're wasting daylight.
Hadi, günışığını boşa harcıyoruz.
For the glory of Merlin, Daylight is mine to command.-Toby!
Yüce Merlinin ismiyle, Gün Işığı benim emrimde.- Toby!
We have already lost daylight, and we're nowhere near done.
Gün ışığını çoktan kaybettik ve daha bitecek bir yerimiz yok.
The truth it's called Daylight.
İşin doğrusu ismi Daylight.
Results: 712, Time: 0.0952

Top dictionary queries

English - Turkish