DIFFERENTLY in Turkish translation

['difrəntli]
['difrəntli]
fark
difference
notice
realize
matter
different
know
spot
recognize
realise
distinction
farklı
difference
notice
realize
matter
different
know
spot
recognize
realise
distinction
şekilde
shape
form
way
pattern
how
the manner
mold
can
fashioned
farklıdır
difference
notice
realize
matter
different
know
spot
recognize
realise
distinction
farklıydı
difference
notice
realize
matter
different
know
spot
recognize
realise
distinction

Examples of using Differently in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I do things differently.
Benim yöntemim farklıdır.
chemicals so they each burn differently.
Bu yüzden hepsinin yanışı farklıdır.
They have evolved very differently.
Çok farklıca evrimleştiler.
How did you approach this record differently?
Bu kaydın farkı neden?
Do you think the Russian would do it differently?
Ruslar farkı mı davranırdı sanıyorsun?
Did she tell you something differently when she was in therapy?
Terapideyken sana farkı bir şey söylemiş miydi?
Would you have done anything differently?
Farkı bir şeyler yaptın mı?
So what did he do differently?
Peki farkı neydi?
When will we dare to do things differently?
Ne zaman olayları farklıca değiştirmeye kalkacağız?
Different, differently, beautiful, beautifully.
Farklı, farklıca. Güzel, güzelce.
Why is he being treated differently than everybody else?
Neden diğer herkesten farkı davranılmak zorunda?
And if she starts behaving differently… we grade her and smite her.
Ve farkı davranmaya başlarsa, onu derecelendirir ve öldürürüz.
You and I are wired differently.
Siz ve ben çok farklıyız.
Because we are differently.
Çünkü biz farklıyız.
Look, we're wired differently.
Bak, biz diğer insanlardan farklıyız.
Wow, it's written differently.
Vay be, yazılışı farklıymış.
Well… burke and I are-- are built differently.
Şey… Burke ve ben birbirimizden çok farklıyız.
Different, differently.
Farklı, farklıca.
With Chinese, it works a bit differently.
Çincede işleyişi biraz farklılık gösterir.
Big life changes, they affect everyone differently.
Hayattaki değişiklikler herkesi farkı etkiler.
Results: 4443, Time: 0.0382

Top dictionary queries

English - Turkish