DINGY in Turkish translation

['dindʒi]
['dindʒi]
pis
dirty
filthy
nasty
foul
bad
messy
shit
lousy
grubby
slimy
kirli
dirt
dirty
grime
filth
grimy
dirtʼ
schmutz
sürekli
always
all the time
keep
constantly
continuous
continually
permanent
consistently
repeatedly
perpetual
soluk
pale
faint
breath
pasty
faded
pallid
respiration
dingy
sönük mü
karanlık
dark
darkness
black
shady
blackness
darkened
dingy

Examples of using Dingy in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I would rather die than spend eternity hiding out in some dingy cave, while the Triad luxuriates up at Magic School.
Daha doğrusu sonsuzluk bazı pis mağarada saklanıyor harcamak daha ölecekti, Triad Magic Okulunda kadar luxuriates ise.
He was wearing kind of a dingy khaki sports coat,
Soluk haki renkte bir spor ceket giyiyordu,
In this dingy town's heart. This shabby little dive seems to hold a special spot.
Bu eski püskü küçük dalış, bu pis kasabanın kalbinde özel bir yere sahip görünüyor.
We were looking for a place to eat when we found that dingy little restaurant with a cook who was a mad genius.
Yemek yiyecek bir yer ararken o küçük, karanlık lokantayı bulmuştuk. Çılgın ve dâhi bir aşçısı vardı.
This shabby little dive seems to hold a special spot in this dingy town's heart.
Bu eski püskü küçük dalış, bu pis kasabanın kalbinde özel bir yere sahip görünüyor.
Old tennis shoes, He was wearing kind of a dingy khaki sports coat,
Soluk haki renkte bir spor ceket giyiyordu,
The dusky, dingy rooms of the first film are replaced with high-tech, brightly lit rooms,
İlk filmdeki koyu, kirli odaların yerini yüksek teknolojili parlak odalar,
With socks that were kind of collapsing around his ankles. old tennis shoes, He was wearing kind of a dingy khaki sports coat.
Soluk haki renkte bir spor ceket giyiyordu, ayağında eski spor ayakkabıları vardı, çoraplar bileklerine düşmüştü.
All by herself in that dingy little motel room? Do you really wanna let her spend Christmas Eve?
Onu Noel arifesinde o küçük, pis otel odasında tek başına bırakmayı mı tercih ediyorsun?
Some of us aren't as functional as the others… but that's no reason to call anyone"dingy.
Bazılarımız normal insanlar kadar işlevsel değil… Fakat bu birine'' kirli'' demeni gerektirmez.
If she's an innocent, he won't risk inviting questions by stashing her in a dingy safe house.
Kız masumsa, onu pis bir güvenli evde saklayarak,… soru sormasına neden olma riskini göze almayacaktır.
dank… dingy tenement in Amsterdam.
nemli… ve kirli bir apartmanda başlıyor.
dank… dingy tenement in Amsterdam. The safety pin.
nemli… ve kirli bir apartmanda başlıyor.
this has been really fun but we better get back to our dingy lives.
hiç tuhaf değildi… ama renksiz hayatımıza geri dönsek iyi olur.
But we better get back to our dingy lives. and, uh, not weird at all, Well, this has been really fun.
Bu çok eğlenceliydi ve hiç tuhaf değildi… ama renksiz hayatımıza geri dönsek iyi olur.
we better get back to our dingy lives. Well, this has been really fun.
hiç tuhaf değildi… ama renksiz hayatımıza geri dönsek iyi olur.
shabby-genteel place, where four lines of dingy two- storied brick houses looked out into a small railed-in enclosure,
salaş kibar bir yer, pis, dört satırlık iki- katlı tuğla evler, küçük raylı bir
Very dingy and unpleasant school.
Kirli ve hoş olmayan bir okul.
Why some dingy cold war bunker?
Niye pis bir soğuk savaş sığınağı?
Like any dismal, dark and dingy alley.
Kasvetli, karanlık ve pis kokan bir sokak olabilir.
Results: 141, Time: 0.0602

Top dictionary queries

English - Turkish