ENTITIES in Turkish translation

['entitiz]
['entitiz]
varlıklar
entity
asset
presence
creature
wealth
existence
beings
exist
tarafların
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
varlıklara
entity
asset
presence
creature
wealth
existence
beings
exist
varlık
entity
asset
presence
creature
wealth
existence
beings
exist
varlıkları
entity
asset
presence
creature
wealth
existence
beings
exist
taraflar
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
taraflara
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
taraf
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties

Examples of using Entities in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A union of demon and host, two entities becoming one. Integration.
İblisin ve bedenin birleşmesi, iki varlığın tek oluşu, yani bütünleşme.
Commander Sisko met the entities who created the wormhole when he.
Komutan Sisko solucan deliğini yapan varlıklarla karşılaştığında.
conscious entities.
bilinçli varlıklardır.
However, they certainly didn't ever meet deceased loved ones or other entities.
Ancak, ölmüş sevdikleriyle ya da diğer varlıklarla karşılaşmak kesinlikle yoktu.
Yes, sir. I have narrowed down the amount of entities that have entered the Triangle.
Evet efendim. Üçgene giren varlıkların miktarını kısıtladım.
They're controlling entities that control that entity..
Bu kurumu kontrol ediyor.
And these entities are essentially insurance companies on debt.
Bu oluşumlar aslında borçlanmış sigorta şirketleri.
Any all-powerful entities or anything?
Herhangi yüce bir varlık filan?
Many entities have asked that they become public.
Birçok kuruluş halka açıImasını istedi.
In this example, the system entities are Customer-queue and Tellers.
Bu örnekte sistem öğeleri müşteri kuyruğu ve gişe görevlileridir.
Entities in this region are created by emotions like fear.
Bunun bölgedeki canlılar korku gibi duygulardan yaratılmıştır.
It's demons, dark entities, shadows, phantoms.
Şeytanlar, karanlık yaratıklar, gölgeler, hayaletler gibi.
The government-sponsored entities are Fannie Mae
Hükümet tarafından desteklenen kuruluşlar Fannie Mae
You have worked with offshore entities before?
Daha önce offshore şirketlerle çalıştınız mı?
To be treated like completely foreign entities.
Onlara tamamıyla yabancı bir varlık gibi davranılması.
Incapable of being judged and understood. To be treated like completely foreign entities.
Onlara tamamıyla yabancı bir varlık gibi davranılması.
It does not include living entities.
Canlı birimler yok. Bunun içinde.
Eight entities came to the table.
Sekiz oluşum masaya geldi.
During your time Have you been exposed to any foreign entities on this planet?
Bu gezegende geçirdiğin sürede yabancı bir varlığa maruz kaldın mı?
On this planet? during your time Have you been exposed to any foreign entities.
Bu gezegende geçirdiğin sürede yabancı bir varlığa maruz kaldın mı?
Results: 212, Time: 0.1176

Top dictionary queries

English - Turkish