EXCEPT MAYBE in Turkish translation

[ik'sept 'meibiː]
[ik'sept 'meibiː]
belki
maybe
perhaps
may
probably
dışında belki
hariç olabilir
except maybe

Examples of using Except maybe in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Except maybe when you're signing checks?
Çekleri imzaladığın zamanlar hariç belki?
There's is nobody else in your species, except maybe Glixen.
Senin türünde başka kimse yok ki, ancak belki Glixen.
I have never seen you so infatuated by a girl before, except maybe Sasha.
Daha önce bir kızın aklını böyle başından aldığını görmemiştim, Sasha hariç belki.
Except maybe in the imagination of men. The gypsies have been saying that no such castle exists.
Belki insanın hayal gücü dışında. Buradaki çingeneler diyor ki böyle bir kale yok.
Sensitive is a word that I would use, which isn't a word I would use to describe anyone else in this family, except maybe Cooper.
Bu sözcüğü bu aileden kimseye dair kullanamıyorum ama, Hassas diyebilirim mesela, Cooper dışında belki.
It didn't do anything except maybe change your idea of what our marriage should be.
Belki sadece senin evlilik- Evliliğimize hiçbir şey yapmadı… konusundaki fikirlerini değiştirdi.
Miss Chi Chi, if you were my girl, you would never cry for anything, except maybe from happiness.
Bayan Chi Chi, eğer benim sevgilim olsaydınız hiçbir şey için ağlamazdınız mutluluk dışında belki.
I don't think I have ever seen lips that red, except maybe on a birthday balloon.
dudakları kırmızı ama bu kadar kırmızı olanını görmemiştim, belki parti balonları üzerindekiler.
Except maybe the name Jonathan Kent. I'm sorry I accepted Lionel's contribution without asking you first.
Belki de'' Jonathan Kent'' ismi dışında üzgünüm, önce sana sormadan Lionelin yardımını kabul ettiğim için.
Except maybe I was trying to protect myself,
Belki de kendimi korumaya çalışıyordum.
You can't do anything with the information you have, except maybe publish it in the Everyone Thinks We're Insanos Home Journal.
Elinizdeki bilgi ile de hiçbir şey yapamazsınız. Belki de yayınlarsınız. Herkesin bunun bizim çıIgın günlüğümüz olduğunu sanacak olması dışında tabi.
Building on what you said, I was thinking that, yeah, except maybe… rose garden
Senin yaptığın değişiklikleri düşünüyordum da, evet belki de gül bahçesi
Except maybe when it's dinnertime because that's family,
Yemek zamanı haricinde belki çünkü aile önemli
Because my life is really good now, and I'm actually at peace with everything you did, except maybe the last thing.
Şuan hayatım yolunda ve yaptığın her şeyi kabullendim son şey hariç belki.
Of course, who knows where that could lead, except maybe, I don't know, couples' therapy?
Tabii, kim bilir bu iş nereye gider, belki de, bilmiyorum, çift terapisi?
Except maybe bears.
Belki ayılar hariç.
Except maybe that.
Belki bu hariç.
Except maybe Sodom.
Belki Sodom hariç.
Except maybe you.
Belki senin dışında.
Except maybe mine.
Belki benimki hariç.
Results: 829, Time: 0.0423

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish