FADING in Turkish translation

['feidiŋ]
['feidiŋ]
solan
to fade
wither
zayıflıyor
to lose weight
to be thin
skinny
kayboluyor
disappears
goes missing
vanishes
gets lost
fading
is missing
it's gone
away
is lost
fading
solgun
pale
pasty
peaky
faded
ashen
wilted
pallid
sallow
ashy
solmaya
to fade
wither
solma
to fade
wither
solmakta
to fade
wither
yavaş
slow
slowly
easy
gently
softly
nice
down
gradually

Examples of using Fading in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Potential fading.
Potansiyel kayboluyor.
Contact fading to starboard.
Temas sancak tarafına doğru zayıflıyor.
People are all focused on their fading youth.
İnsanlar, solmakta olan gençliklerine kafayı takmış durumda.
True, fading… it is an issue.
Doğru, solma… bu bir konu.
Powdered detergents are more likely to cause fading on china patterns.
Toz halindeki deterjanların Çin desenlerinde solmaya neden olması daha olasıdır.
Lamarque is ill and fading fast.
Lamarque hasta ve hızla kayboluyor.
Fading, sir. Moving left.
Sola hareket ediyor. Zayıflıyor, komutanım.
I sense his life force is fading.
Yaşam gücünün solmakta olduğunu hissediyorum.
He was fading fast.
O hızlı solma oldu.
Colors have started fading.
Dünyamın rengi solmaya başladı.
Anger fading. Pulse slowing.
Nabız düzeliyor. Öfke kayboluyor.
Contact fading.
Temas zayıflıyor.
And fading fast.
Lamarque hasta ve hızla kayboluyor.
Signal's fading.
Sinyal zayıflıyor.
Fading.- Yes. I can't tell you.
Evet. Sana söyleyemem. Kayboluyor.
Wounded! Your life force fading.
Yaralanmış. Yaşam gücü kayboluyor.
The signal's fading.
Sinyal kayboluyor.
Urge to kill fading.
Öldürme arzusu kayboluyor.
Everything I ever made. Nothing but ashes and fading strips of celluloid.
Yaptığım herşey kül ve solmuş selüloit şeritlerinden ibaret artık.
Then, when my memories start fading, I'm going to take the serum.
Sonra hafızam zayıflamaya başladığında serumu almaya geleceğim.
Results: 140, Time: 0.0908

Top dictionary queries

English - Turkish