GETS SICK in Turkish translation

[gets sik]
[gets sik]
hastalanmaz
to get sick
to be sick
to fall ill
hasta
sick
patient
ill
sickly
infected
ailing
hastalık kapmadan
hastalansa
to get sick
to be sick
to fall ill
hastalandı
to get sick
to be sick
to fall ill
hastalanır
sick
patient
ill
sickly
infected
ailing
hastalanmıyor
to get sick
to be sick
to fall ill
hastalanıyor
sick
patient
ill
sickly
infected
ailing
hastalanırsa
sick
patient
ill
sickly
infected
ailing

Examples of using Gets sick in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If the lead actor gets sick, you're in!
Eğer basrol oyuncusu hastalanırsa, rol senin!
What if Suzumura gets sick again?
Ya Suzumura yine hastalanırsa?
My husband will stay home with the kids when the babysitter suddenly gets sick.
Bebek bakıcısı birden hastalandığından kocam çocuklarla birlikte evde kalacak.
So Puckett gets sick on the job. Kills the doctor who refused to treat him.
Şimdi, Puckett işinden hastalık kaptı ve tedaviyi reddeden doktoru öldürdü.
They decide who's born who gets sick and how long we live.
Kimin doğacağına… kimin hastalanacağına… ve ne kadar yaşayacağımıza karar veriyorlar.
When Eun-suk gets sick, who will take care of him?
Eun-suk hastalanınca, ona kim bakacak?
I'm the girl who never gets sick, remember? Come on?
Haydi. Asla hastalanmayan kızım, hatırladın mı?
Come on. I'm the girl who never gets sick, remember?
Haydi. Asla hastalanmayan kızım, hatırladın mı?
Who stays home if a child gets sick?
Çocuklar hastalandığında kim bakıyor?
When he doesn't have his jellybeans? you're the only one who gets sick… You think?
Jelibonlarını yiyemeyince hastalanan tek kişi sen misin sanıyorsun?
You think you're the only one who gets sick.
Tek hastalanan sen misin sanıyorsun?
You will have approximately three minutes before she gets sick.
O, hastalanmadan yaklaşık üç dakikanız olacak.
No one gets sick from eating here.
Hayır, burada yedikleri nedeniyle kimse hastalanmadı.
How who gets sick?
Kim nasıl hastalanmış?
Or if one of the children gets sick.
Ya da çocuklardan biri hastalandığında.
We want to make sure the house is free of toxins so nobody else gets sick.
Evinizin toksinden arındığından emin olmak istiyoruz ki bir daha kimse hastalanmasın.
Nobody gets sick in Mr. And Mrs. Forman's room.
Bay ve Bayan Formanın odasında hiç kimse hastalanamaz.
Who gets sick from eating cold soup?
Soğuk çorbadan kim hastalanmış?
I told you, nobody gets sick on yachts.
Sana yatlarda kimsenin hastalanmadığını söylemiştim.
I told you no one gets sick on yachts.
Sana yatlarda kimsenin hastalanmadığını söylemiştim.
Results: 84, Time: 0.0478

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish