HAVE FOOLED in Turkish translation

[hæv fuːld]
[hæv fuːld]
kandırmış
to fool
to trick
to deceive
cheating
delude
manipulating
to mislead
since deception
bullshittin
to lure
aptal yerine koymuş
a fool
kandırabilirdin
kandırdım
to fool
to trick
to deceive
cheating
delude
manipulating
to mislead
since deception
bullshittin
to lure
aptal
stupid
idiot
dumb
fool
silly
foolish
dummy
moron
jerk
dumbass
kandırmış olabilirsiniz ama ben yemem

Examples of using Have fooled in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I never understood how that liar could have fooled so many people.
Bu yalancının bu kadar çok insanı nasıl kandırdığını hiç anlayamadım.
The birds have fooled me.
Kuşlar beni kandırdı.
Nonsense. but I'm not fooling myself. I might have fooled those Liquidators.
O tasfiyecileri kandırmış olabilirim, ama kendimi kandırmayacağım. Saçmalık.
Could have fooled me the way you were unloading on that cell phone.
O cep telefonuna nefesinizi boşaltış şeklinizle beni kandırabilirdiniz.
Could have fooled me by the way you were unloading on that cell phone.
O cep telefonuna nefesinizi boşaltış şeklinizle beni kandırabilirdiniz.
Could have fooled me with that modeling comment.
Şu modelliğimle ilgili yorumun beni kandırıyordu.
You could have fooled me.
Beni aptal yerine koyabilirdin.
You could have fooled me.
Benimle dalga geçebilirsin.
You could have fooled me.
Beni yanıltmış olabilirsin.
You could have fooled me.
Beni aptal yerine koyabilirsin.
You might have fooled my boy,'cause he was blinded.
Benim adamımı atlatmış olabilirsin, çünkü kördü.
You said that. Could have fooled me with that modeling comment.
Sana modellik yapmamı bile istedin. Beni kandıramazsın.
You have fooled everyone into believing in you.
Sana inanan herkesi aptal yerine koydun.
Nigel Thornton may have fooled us.
Nigel Thornton bizi aldatmış olabilir.
No, you may have fooled Karen and April, but I know that something is way.
Hayır, Karen ve Aprili kandırmış olabilirsin ama ben bir şeyler döndüğünü biliyorum.
Well, you may have fooled half of us, but the other half didn't buy it.
An2} Yarımızı aptal yerine koymuş olabilirsin ama diğer yarımız bunu yemedi.
Sauvage may have fooled the country… with his fake archbishop and his secret agenda, but he hasn't fooled me.
Sauvage ülkeyi o sahte başrahiple ve… gizli işleriyle kandırmış olabilir, ama beni kandıramaz.
and you might have fooled my aunt Diane, but you're not gonna fool me.
Diane teyzemi kandırmış olabilirsin ama beni kandıramayacaksın.
Between you and Sheila. because you may have fooled yourself I said good into believing there was some future.
İyi dedim çünkü, Sheila ile bir geleceğin olacağı… konusunda kendini kandırmış olabilirdin.
I said good into believing there was some future because you may have fooled yourself.
Sheila ile bir geleceğin olacağı… konusunda kendini kandırmış olabilirdin.
Results: 74, Time: 0.0523

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish