HIDING THINGS in Turkish translation

['haidiŋ θiŋz]
['haidiŋ θiŋz]
bir şeyleri saklamakta
hide anything
to keep anything
to store something
bir şeyler gizlemeye
to hide anything
something covered up
bir şeyleri saklar
birşeyler saklamaya

Examples of using Hiding things in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hiding things is my hobby, okay?
Eşyaları saklamak benim hobim, tamam mı?
You're the one hiding things.
Bir şeyler saklayan sensin.
About hiding things in plain sight.
Sade bakışta nesneleri saklamakla ilgili.
Including secrets about her past. But Barbara's hiding things from James.
Ama Barbaranın Jamesten sakladığı bazı şeyler var, özellikle geçmişindeki sırlar.
But hiding things is going too far.
Ziyafeti çalman yeterince kötüydü ama bir şeyler gizleyerek çok ileri gittin.
Stealing that banquet was bad enough, but hiding things is going too far.
Ziyafeti çalman yeterince kötüydü ama bir şeyler gizleyerek çok ileri gittin.
The way you'vebeen acting lately- hiding things.
Son zamanlarda sanki, bir şeyler saklıyor gibisin.
He's been lying to me, and hiding things from me.
Bana yalan söylüyor ve benden sakladığı şeyler var.
Like I'm a child. hiding things from me all the time, He keeps.
O her… zaman benden bir şeyleri saklar, sanki ben bir çocukmuşum gibi.
when you start hiding things…-… that's when the trouble starts.
ama inan bana, birşeyler saklamaya başladığında… problem de o zaman başlıyor.
when you start hiding things.
ama inan bana, birşeyler saklamaya başladığında.
And I learned that being afraid and hiding things is a horrible way to live.
O günden sonra anladım ki eğer bir şeyleri saklarsam ya da onlardan korkarsam bu yaşamak için çok kötü bir yol oluyor.
Hiding things became such second nature for her, I don't think
Bir şeyler saklamak onun için o kadar doğal hale geldi
I mean, you were sneaking around, and, and… hiding things.
Bir şeyler saklıyordun, fısır fısır konuşuyordunuz. Yani, gizli işler çeviriyordun ve…- Âşıksınız sandım.
Hiding things. I mean,
Bir şeyler saklıyordun, fısır fısır konuşuyordunuz.
But lying, lying to me, to us, hiding things, that's a problem.
Ama bana ya da bize yalan söylemen bir şeyler saklaman, işte bu kötü.
I tell you this because i want you to understand there's no point hiding things from me.
Size bunu söylüyorum çünkü bilmelisiniz ki, benden bir şey saklamanızın mânâsı yok.
accuse me of screwing up, accuse Sam of hiding things, when you're the one who let her walk out the door.
olduğunda buraya öylece gelip, beni elime yüzüme bulaştırmakla ve Sami de bir şeyler gizlediği ithamında bulunarak suçlayamazsın.
Do you think it's bad that I'm starting off my relationship with Riley- by hiding things from her?
Rileyle ilişkime ondan bazı şeyleri saklayarak başlamamı yanlış buluyor musun?
I have spent a lot of my life hiding things from the people that I love, and the only thing it did was… hurt people.
Hayatımı sevdiğim insanlardan hep bir şeyler saklayarak geçirdim ve bu sadece onlara zarar verdi.
Results: 59, Time: 0.052

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish