HONORING in Turkish translation

onuruna
honor
honour
honorary
dignity
pride
honorable
proud
şereflendirme
onurlandırmak
onurlandırmaktan

Examples of using Honoring in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Honoring rules and laws.
Kural ve yasaları onurlandırmak.
Highness. The time for honoring yourself will soon be at an end.
Zamanı yakında geçecek… Majeste. Kendini onurlandırmanın.
So the family crest thing, is that his way of honoring the guy?
Aile arması, yani bu şekilde mi onu onurlandırıyor?
The time for honoring yourself will soon be at an end, Highness.
Zamanı yakında gelecek… Majeste. Kendini onurlandırmanın.
And in honoring him, we honor the best in ourselves.
Onu onurlandırarak içimizdeki iyiyi onurlandırıyoruz..
Thanks for honoring us.
Bizi şereflendirdiğin için sağ ol.
Honoring her, Dr. Willet.
Onurlandırıyoruz Dr. Willet.
Honoring Kastom Roads,
An8} Onurlu Kastom kabileleri,
Honoring Kastom Roads,
Onurlu Kastom kabileleri,
Think about honoring quentin.
Quentini onurlandırmayı düşün.
Like honoring the men we have lost. Some things are more important.
Mesela kaybettiğimiz adamlarımızın onuru gibi. Bazı şeyler daha önemlidir.
And awards for excellence from New York universities honoring high school teachers.
Lise öğretmenlerini onurlandıran New York üniversitelerinden mükemmeliyet ödülleri.
Where were you? Honoring a memory?
Bir hatırayı onurlandırıyordum. Neredeydin?
Honoring a memory. Where were you?
Bir hatırayı onurlandırıyordum. Neredeydin?
Highness. The time for honoring yourself will soon be at an end.
Majesteleri. Kendinizi böyle onurlandırdığınız günler pek yakında sona erecek.
Highness. The time for honoring yourself will soon be at an end.
Kendini onurlandırma zamanın Majeste. yakında sona erecek.
Highness. The time for honoring yourself will soon be at an end.
Kendini onurlandırma zamanın yakında sona erecek… Majeste.
And all you earned was his scorn. You spent your life honoring his work.
Tüm hayatını onun çalışmasını onurlandırmaya harcadın ve elde ettiğin hor görülmek oldu.
Highness. The time for honoring yourself will soon be at an end.
Majeste. Kendini onurlandırma zamanın yakında sona erecek.
I wanted you to be the first to see a plaque honoring your family legacy.
Aile mirasını onurlandıracak plakayı ilk senin görmeni istedim.
Results: 194, Time: 0.0731

Top dictionary queries

English - Turkish