I STARTED CRYING in Turkish translation

[ai 'stɑːtid 'kraiiŋ]
[ai 'stɑːtid 'kraiiŋ]
ağlamaya başlamıştım

Examples of using I started crying in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We didn't have a lot of money back then… so she couldn't buy me another one and I started crying.
O zamanlar yenisini alacak kadar paramız yoktu. O yüzden bana yenisini alamamıştı ve bende ağlamaya başlamıştım.
My husband and I started crying. Honestly, when I saw him run onto the pitch.
Dürüst olmak gerekirse, onu sahaya doğru koşarken gördüğümde… kocam ve ben ağlamaya başladık.
Every meal, there he was at my ear and I was… That last night he came to say good-bye and I started crying.
Her yemekte yanıma gelirdi… son gece yanıma hoşçakal demeye geldi ben ağlamaya başladım.
I'm going to leave before I start crying, okay?
Ağlamaya başlamadan önce buradan gideyim, tamam mı?
I start crying, then he cries..
Ben ağlamaya başlayınca, o da ağlar.- O kadar da ağlamam..
What if I start crying?
Ya ben ağlamaya başlarsam?
I start crying and she comes in with a bottle.
Ağlamaya başlıyorum ve o bir biberonla geliyor.
What if I start crying?
Ya ağlamaya başlarsam?
And if someone even gets stung by a bee, I start crying.
Ve birisi bir arı* tarafından sokulsa bile ben ağlamaya başlarım.
Dennis, I think about what I want for breakfast, I start crying.
Dennis, kahvaltıda ne istediğimi düşündüğümde, ağlamaya başlarım.
Every time I walk past a pile of dirty laundry, I start crying.
Ne zaman bir kirli çamaşır yığınının önünden geçsem, ağlamaya başlıyorum.
I watch the weather on the TV and I start crying.
TVde hava durumunu seyrederim ve ağlamaya başlarım.
I start crying without knowing why.
Nedenini bilmeksizin ağlamaya başlıyorum.
And then I stagger back to my car and I start crying. And I, uh… I told her everything is gonna be all right.
Ben ise… ona her şeyin yolunda gideceğini söyleyip sendeleyerek arabama döndüm… ve ağlamaya başladım.
And I… I told her everything is gonna be all right, and then I stagger back to my car and I start crying.
Ben ise… ona her şeyin yolunda gideceğini söyleyip sendeleyerek arabama döndüm… ve ağlamaya başladım.
And then I stagger back to my car and I start crying. I told her everything is gonna be all right, And I,.
Ben ise… ona her şeyin yolunda gideceğini söyleyip sendeleyerek arabama döndüm… ve ağlamaya başladım.
and I start crying.
ve ağlamaya başlamak.
I can't help it, and if I start crying.
biliyorum ama elimde değil. Eğer ağlamaya başlarsam.
the pain would make me cry, and once I start crying.
Ayrıca acı ağlamama Sebep oluyor, Ve ağlamaya başladığımda.
Every morning when I wake up, I open my eyes and I see your face and I start crying.
Her sabah uyandığımda gözlerimi açıp seni görüyor… ve ağlamaya başlıyorum.
Results: 69, Time: 0.0404

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish