INDEPENDENCE in Turkish translation

[ˌindi'pendəns]
[ˌindi'pendəns]
özgürlük
freedom
liberty
free
liberation
independence
liber8
emancipation
bağımsızlık
independent
free
independence
sovereign
indie
freelance
standalone
autonomous
independant
stand-alone
bağımsızlığını
independent
free
independence
sovereign
indie
freelance
standalone
autonomous
independant
stand-alone
bağımsızlığı
independent
free
independence
sovereign
indie
freelance
standalone
autonomous
independant
stand-alone
bağımsızlığının
independent
free
independence
sovereign
indie
freelance
standalone
autonomous
independant
stand-alone
özgürlüğünü
freedom
liberty
free
liberation
independence
liber8
emancipation
özgürlüğü
freedom
liberty
free
liberation
independence
liber8
emancipation
özgürlüğümü
freedom
liberty
free
liberation
independence
liber8
emancipation

Examples of using Independence in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Few years after the independence madras was graced with floods.
Bağımsızlığımızdan birkaç yıl sonra… Madras sular altında kalmıştı.
This is going to be my passport to wealth, independence and freedom.
Bu benim zenginliğimin, bağımsızlığımın ve özgürlüğümün pasaportu olacak.
You will give them independence?
Onlara özgürlüklerini verecek misiniz?
I just need independence.
Özgürlüğe ihtiyacım var.
You will have other opportunities to demonstrate your independence.
Bağımsızlığınızı gösterebilmeniz için başka fırsatlarınız da olacak.
That's'cause I spent the night in the woods, trying to demonstrate my independence.
Çünkü bağımsızlığımı gösterebilmek adına geceyi ormanda geçirdim.
Sometimes our independence comes at the cost of something else
Bazen kendi bağımsızlığımız başkasınınkine mal olur.
I allowed you to regain your independence and freedom.
Size bağımsızlığınızı ve özgürlüğünüzü yeniden kazanmanızı sağladım.
Do you want to win your independence?
Bağımsızlığınızı kazanmak istiyor musunuz?
Happy Independence for us all!
Bağımsızlığımız kutlu olsun!
I recovered my equilibrium and my independence.
Dengemi ve bağımsızlığımı geri kazandım.
They claim they are fighting for their independence, for their freedom.
Bağımsızlıkları ve özgürlükleri için savaştıklarını iddia ediyorlar.
Would you prefer I proclaim my independence and drink in the open?
Bağımsızlığımı ilan edip alenen içmemi mi yeğlersin?
We gave them independence.
Onlara özgürlüklerini verdik.
I already felt the pride of energy independence.
Ben de enerji bağımsızlığıyla çoktan gurur duymaya başlamıştım.
How can we fight for independence if we don't trust each other?
Birbirimize karşı dürüst olmazsak bağımsızlığımız için nasıl mücadele edebiliriz ki?
In Africa there were countries fighting for their independence: Guinea, Guinea-Bissau, Angola.
Afrikada bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı: Gine, Gine-Biassu, Angola.
You went there to declare your independence, and you declared war.
Bağımsızlığınızı ilan etmeye gidip savaş ilan ettiniz.
Bill Pullman! Today we fight for our independence!
Bugün bağımsızlığımız için savaşıyoruz! Bill Pullman!
Fight for independence!
Bağımsızlığınız için savaşın!
Results: 3358, Time: 0.0482

Top dictionary queries

English - Turkish