IT HAS EARNED in Turkish translation

[it hæz 3ːnd]
[it hæz 3ːnd]
kazandığı
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner
kazanmışsa
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner
kazandıysa
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner
kazandığının
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner

Examples of using It has earned in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
there is no doubt, and every soul shall be fully paid what it has earned, and they shall not be dealt with unjustly?
hiç şüphe olmayan bir gün için topladığımız ve herkesin kazandığı, kendisine tastamam verilip hiç kimseye haksızlık edilmediği zaman( durumları) nasıl( olacak)?
each soul will be paid out just what it has earned, without(favour or) injustice?
vakit halleri nice olacak! O gün her benlik, kazandığının karşılığını tam almıştır?
every soul may be rewarded for whatever it has earned, and no one will be wronged.
gerçek bir maksatla ve bir de herkes ne kazanmışsa, kendilerine asla haksızlık edilmeksizin, ona göre karşılık görmesi için yaratmıştır.
Then every soul will be paid in full for what it has earned, and they will not be wronged.
yaparsa, kıyamet günü yaptığı ile gelir, sonra, haksızlık yapılmaksızın herkese kazanmış olduğu ödenir.
and each soul will be paid out just what it has earned, without(favour or) injustice?
yaptığının karşılığının tam verilip, asla haksızlığa uğratılmadığı o gün gelince halleri ne olacak? 2,279.
whereon is no doubt, and every soul shall be paid in full what it has earned, and they shall not be wronged?
yaptığının karşılığının tam verilip, asla haksızlığa uğratılmadığı o gün gelince halleri ne olacak? 2,279.
Because of the cities the trains service, it had earned the nickname Metropolitan Express.
Trenlerin hizmet verdiği şehirler nedeniyle hat, Metropol Ekspresi takma adını kazanmıştı.
Each soul will be recompensed that Day for what it had earned.
O gün her kişiye yaptığının karşılığı ödenir.
every soul will be paid back in full what it had earned, and they will not be wronged.
onda Allaha döndürüleceksiniz. Sonra her benliğe kazanmış olduğu tam bir biçimde verilecektir.
Every soul is hostage to what it has earned.
Her nefis, kazandığına karşılık bir rehindir;
Every soul is hostage to what it has earned.
Her nefis, kazandıklarına karşılık bir rehinedir.
Every soul is hostage to what it has earned.
Her benlik kendi kazandığının bir karşılığıdır.
Every soul shall be pledged for what it has earned.
Her nefis, kazandıklarına karşılık bir rehinedir.
Every soul is hostage to what it has earned.
Her nefis kendi kazancına bağlıdır.
Every soul shall be pledged for what it has earned.
Her benlik kendi kazandığının bir karşılığıdır.
That Day every soul shall be requited for what it has earned.
Bugün her bir nefis, kendi kazandığıyla karşılık görür.
It has earned him the respect of the people of this country.
Ona bu ülke halkının saygısını kazandırmış bir özellik.
Every soul, for what it has earned, will be retained.
Her benlik kendi kazandığının bir karşılığıdır.
Today every soul shall be requited for what it has earned.
O gün her kişiye yaptığının karşılığı ödenir.
It has earned him the respect of the people of this country.
Ona bu ülke halkinin saygisini kazandirmis bir özellik.
Results: 5194, Time: 0.0568

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish