JUMPING OUT in Turkish translation

['dʒʌmpiŋ aʊt]
['dʒʌmpiŋ aʊt]
atlamak
jump
skip
is bypass
out
leap
get
off in
to miss
dive
to hop
atlayarak
by jumping
skipping
bypassing
leap
c-c-can
by hopping from
atlayan
jumped
jumper
diving off
skipping
leaping
jumpin
atlarken
horse
throw
drop
take
put
toss
horseback
dump
get rid
cast
atlamayı itfaiye kamyonlarının önüne koşmayı ve kavga çıkartmayı
atlamaktan
jump
skip
is bypass
out
leap
get
off in
to miss
dive
to hop
atlıyor
jump
skip
is bypass
out
leap
get
off in
to miss
dive
to hop
dşarı çıkmış

Examples of using Jumping out in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Jumping out of chopper's not going all the way.
Helikopterden atlarsam'' Tüm Yolu Katedemem ki.
You can't talk me into jumping out a window.
Pencereden atlamaya, beni ikna edemezsiniz.
Jumping out of planes? Just jumping out of planes?
Uçaklardan atlıyoruz. Uçaklardan mı atlıyoruz?
A fiction created by people to keep them from jumping out of windows.
İnsanlar tarafından pencereden atlamalarını engellemek için yaratılmış bir kurgu.
Luke said he didn't even remember jumping out.
Luke atladığını bile hatırlamadığını söyledi.
Jumping out of airplanes…" every woman in the world… kicking the door down.
Uçaklardan atlamayı, dünyadaki her kadını, kapıları kırmayı.
So your new girlfriend… she jumping out of a plane or what?
Yani yeni kız arkadaşı… o uçağa atladığı ya da ne?
I lived every young boys' dream, jumping out of choppers, blowing shit up.
Her erkek çocuğunun hayalini yaşadım, helikopterden atladım, bir şeyleri patlattım.
Just jumping out of planes. Jumping out of planes?
Uçaklardan atlıyoruz. Uçaklardan mı atlıyoruz?
I could see Louis jumping out the window.
Louisin camdan atladığını görebiliyorum.
I just almost died jumping out of a helicopter because you called us for help.
Çünkü bizden yardım istediniz. Helikopterden atladığımda neredeyse ölüyordum.
Like jumping out the bushes, screaming?
Çalıdan çığlık atıp sıçramak gibi mi?
Chickens jumping out of the way, feathers flying.
Tavuklar yola zıplıyordu, tüyler uçuşuyordu.
Like jumping out of a tree?
Bir ağaçtan atlar gibi mi?
Stop jumping out into the street.
Sokağa atlayıp durmasana.
Roscoe be jumping out of bushes on little midgets.
Roscoe çalıların arasında küçük cücelerin üzerinden atlıyor olacak.
Jumping out of a window at your age?
Bu yaşta camdan atlamak mı?
Jumping out of a 12-story building?
Katlı bir binadan atlamak mı?
He saw the planes hit, saw the people jumping out of the buildings.
Uçakların çarpışını, insanların binalardan aşağı atlayışını gördü.
Yeah, but can I do it blindfolded jumping out of a plane?
Evet, fakat gözlerim kapalı bir uçaktan atlayabilir miyim?
Results: 83, Time: 0.0693

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish