LAY BACK in Turkish translation

[lei bæk]
[lei bæk]
uzan
reach
lie
to lay down
yat
to sleep with
bed
go to bed
sex
lie
to get laid
bang
to shag
shagging

Examples of using Lay back in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Lay back, Mr. Lynch.
Uzanın, Bay Lynch.
Are you injured?- Lay back.
Arkaya yaslan.- Yaralandınız mı?
Lay back. Are you injured?
Arkaya yaslan.- Yaralandınız mı?
All right, honey, just lay back.
Pekala canım, sadece geriye doğru uzan.
You should lay back on this one.
Bu sefer sen biraz geride dur.
Lay back. Give me your hand.
Elini ver. Sırtüstü uzan.
Mulder, you're hurt. Lay back.
Mulder, yaralanmışsın! Yere yat.
Are you injured? Lay back.
Yaralandınız mı? Arkaya yaslan.
You need oxygen, lay back.
Bu oksijene ihtiyacın var. Yatağa uzan.
But, right now, we got a sliver of time that will make a big difference in your recovery, so you lay back, we will make you better.
Fakat şimdi senin düzelmende büyük fark yaratacak çok az bir zamanımız var sen uzan, biz seni iyileştireceğiz.
Fishlegs… when we get there, you just lay back and let real dragons do the work.
Fishlegs oraya vardığımızda sen sadece arkana yaslan ve bırak gerçek ejderhalar işi yapsın.
Sherlock Holmes was not very communicative during the long drive and lay back in the cab humming the tunes which he had heard in the afternoon.
Sherlock Holmes çok uzun sürüş esnasında iletişim değildi ve geri yattı o öğleden sonra duyduğum melodileri uğultu kabin.
I remember laying back in the chair and then just kind of feeling some slight sensation.
Sandalyeye uzandığımı hatırlıyorum sonra çok ufak bir şeyler hissettim.
Did you know Charlie hayward played bass on"laid back"?
Charlie Haywardın,'' Laid back'' şarkısında bass gitar çaldığını biliyor muydun?
We can call it"Laid Back Manor.
Adını da'' Sırtüstü Malikanesi'' deriz.
Something more laid back.
Daha sakin bir şeyler.
In 1998, she published an autobiography, Laid Back in Hollywood.
Yılında otobiyografik kitabı Laid Back in Hollywood u yayımlamıştı.
Mom, she was… more laid back.
Annem daha arka plandaydı.
And I was floating along, just laying back and enjoying life.
Ve havada süzülürken,… sadece arkama yaslanıp zevk almaya baktım.
Cops here are actually pretty laid back about actually, um, working.
Buradaki polisler çalışma konusunda aslına bakarsanız çok rahatlar.
Results: 43, Time: 0.0459

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish