MANY WAYS in Turkish translation

['meni weiz]
['meni weiz]
birçok yolu
many ways
multiple paths
birçok yol
many ways
multiple paths
pek çok yolu
many paths
the many ways
are many ways
bir çok yolu
lots of ways
birçok yöntem
bir sürü yolu
pek çok yol
many paths
the many ways
are many ways

Examples of using Many ways in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There are many ways to fool a customer.
Bir müşteriyi kandırmanın bir sürü yolu vardır.
Now we know the many ways Good.
Güzel. Bugün birçok şekilde ölebileceğimizi öğrenmiş olduk.
We are a country divided in so many ways: politically, economically, geographically.
Politik, ekonomik ve coğrafi olarak. Biz birçok açıdan bölünmüş bir ülkeyiz.
There had been many ways for life to perish at our hands.
Yaşamın ellerimizde helak olması için birçok yöntem vardı.
And one of them is the media war. This war took over many ways.
Ve bunlardan biri de medya savaşı. Bu savaş birçok yolu ele geçirdi.
There are many ways in which atoms can be brought to an excited state.
Atomları uyarılmış duruma getirebilmek için birçok yol vardır.
So there's still many ways I could die.
Yani hala ölebileceğim pek çok yol var.
Silence can be taken many ways.
Sessizlik birçok şekilde ele alınabilir.
There are many ways to be honored in life.
Hayatta onurlandırılmanın bir sürü yolu var.
oh-so-oLd in so many ways.
genç ama birçok açıdan yaşlı.
I will explain the many ways in which you are wrong while we work.
Sana yaptığımız işteki hataları birçok şekilde açıklayabilirim.
So many dreams, so many ways that Jason has killed people.
Pek çok rüya, Jasonın insanları öldürdüğü pek çok yol.
But oh-so-oLd in so many ways. young for his age.
Bu geniş omuzlu kelin saçları uçuşuyor… gözleri parlak, küstah, genç ama birçok açıdan yaşlı.
But don't worry, there are many ways to remove bloodstains from clothing.
Ama üzülmeyin, giyeceklerden kan lekesini temizlemenin bir sürü yolu var.
There are many ways to kill them, but.
Öldürmenin birçok yolu var ama.
Although it's been said many times many ways.
Her ne kadar birçok sefer, birçok şekilde söylenmiş olsa da.
I have many ways.
Benim pek çok yolum var.
I know many ways to bleed off your excess heat.
Ateşini dışarı atmanın pek çok yolunu biliyorum.
You're making my retirement difficult in many, many ways.
Emekliliğimi birçok yönde zora sokuyorsun.
There are many ways. There are many ways to fool the system.
Sistemi kandırmanın birçok yöntemi vardır.
Results: 201, Time: 0.0584

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish