MARRIAGES in Turkish translation

['mæridʒiz]
['mæridʒiz]
evlilik
marriage
wedding
marital
matrimony
conjugal
marry
matrimonial
evlenmeler
to marry
marriage
evlilikler
marriage
wedding
marital
matrimony
conjugal
marry
matrimonial
evlilikleri
marriage
wedding
marital
matrimony
conjugal
marry
matrimonial
evliliklerin
marriage
wedding
marital
matrimony
conjugal
marry
matrimonial
nikâh
wedding
marriage

Examples of using Marriages in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It happens in the best of marriages.
En iyi evliliklerde bile olur.
All marriages have their difficulties.
Her evliliklerde zorluklar yaşanır.
Look, you have had three marriages and lots of lovers.
Bak, senin üç evliliğin olmuş, ve pek çok sevgilin.
I know that your marriages aren't exclusive.
Senin evliliklerinin özel olmadığını biliyorum.
I had two very tiresome marriages, and they both sadly ended in death.
İki baş ağrıtıcı evliliğim oldu ve ne yazık ki ikisi de ölümle sonlandı.
You have now successfully ruined two of my marriages.
Şimdiden iki evliliğimi mahvetmiş bulunuyorsun.
I'm two marriages in, I still can't figure it out.
İki evliliğim oldu ve hâlâ çözemiyorum.
I believe in arranged marriages, don't you?
Ben görücü usulü evliliklere inanıyorum, sen?
I have had bad marriages because I have deserved bad marriages..
Kötü evliliklerim oldu çünkü onları hak ettim.
One of Lily's marriages has to be annulled.
Lilynin evliliklerinden birisinin iptal edilmesi gerekiyor.
You know, 2 out of 3 marriages end in divorce.
Biliyorsun ki her üç evlilikten iki tanesi boşanmayla bitiyor.
She told me you use blood types to arrange second marriages?
Kan grubunu kullanarak, ikinci evliliğe karar verdiğinizi söyledi bana?
Then you must do what all women do to save their marriages.
O hâlde evliliğini kurtarmaya çalışan her kadının yaptığını sen de yapmalısın.
It's one of those modern marriages.
Şu modern evliliklerden birisi işte.
My first two marriages were based on appearances.
İIk iki evliliğim görünüşe dayalıydı.
If you would had two failed marriages, you would understand.
Eğer 2 başarısız evliliğin olsaydı, anlardın.
Mixed marriages include German relatives.
Karışık evlilikte Alman yakınlar olur.
The reason for his marriages were really political alliances.
Onun evliliklerinin nedeni bir tür siyasal ittifaktı.
And both marriages ended in divorce…
Ve iki evliliğim de boşanmayla bitti…
Stay out of other people's marriages.
Başkalarının evliliklerine karışma.
Results: 995, Time: 0.055

Top dictionary queries

English - Turkish