MESSING AROUND in Turkish translation

['mesiŋ ə'raʊnd]
['mesiŋ ə'raʊnd]
oyalanmayı
votes
needlepoint
etrafı dağıtmayı
ortalığı karıştırmayı
kırıştırdığı
oyalanmak
votes
needlepoint
takılırken
hanging out
messing around with

Examples of using Messing around in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Stop messing around and come here with those sturdy hands from you.
Ellerin ile birlikte buraya gel. Oyalanmayı bırak ve o güçlü.
Carter, stop messing around. This is good.
Güzelmiş. Carter, oyalanmayı kes.
Didn't you want to show me something? Stop messing around.
Bana bir şey göstermek istemiyor muydun? Oyalanmayı kes.
Just messing around.
Öylesine oyalanıyorum sadece.
Costi, quit messing around.
Costi ortalığı karıştırma.
Hey, you ain't heading into trouble messing around like this, are you?
Ortalığı karıştırmayacaksın, değil mi? Hey, başını belaya sokup?
All that messing around and dragging around, you killed them.
Tüm bu oyalanmalar ve sürüklemelerin, onları öldürdün.
Dragging around, you killed them. All that messing around and.
Tüm bu oyalanmalar ve sürüklemelerin, onları öldürdün.
I saw you messing around with that radio there.
Orada seni radyoyla oyalanırken gördüm.
Enough messing around.
Bu kadar oyalandığımız yeter.
Tom spent the afternoon messing around in his garage.
Tom öğleden sonrayı garajında oyalanarak geçirdi.
Messing around with every guy in town.
Kasabadaki her erkekle kırıştırdın.
All right, enough messing around.
Pekala, yeterince oyalandık.
And him, messing around with one of our kids?
O adam, çocuklarımızdan biriyle mi kırıştırıyor?
Messing around here and there.
Orada burada oyalanırsın.
Jessica, I'm not messing around!
Jessica, burada oyalanıp duramam!
Stop messing around, Nick.
Oyalanmayı bırak, Nick.
Quit messing around, dude.
Oyalanmayı bırak, dostum.
Maybe somebody messing around with test tubes, beakers?
Test tüplerini, beherleri kurcalayan birisi yok mudur?
Peyton, stop messing around.
Peyton, oyalanmayı kes.
Results: 94, Time: 0.0538

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish