MIGRANT WORKERS in Turkish translation

['maigrənt 'w3ːkəz]
['maigrənt 'w3ːkəz]
göçmen işçiler
migrant workers
migrant labour
immigrant labor
göçmen işçilerin
migrant workers
migrant labour
immigrant labor
göçmen işçi
migrant workers
migrant labour
immigrant labor
göçmen işçilere
migrant workers
migrant labour
immigrant labor
göçebe işçiler

Examples of using Migrant workers in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But unfortunately, selling fake I.D. cards to migrant workers isn't a real job.
Ama ne yazık ki, göçmen işçilere sahte kimlik satmak gerçek bir iş değil.
The festival celebrates a time when migrant workers returned home to be married in a traditional Macedonian ceremony.
Festivalde, göçmen işçilerin geleneksel Makedon törenleriyle evlenmek üzere memleketlerine döndüğü zamanlar anılıyor.
At the end of February, Al Jazeera reported that African migrant workers were being attacked,
Şubat sonunda El Cezire Afrikalı göçmen işçilere saldırıldığını, yaralılar
Segregation, exploitation of migrant workers apartheid, J. Edgar Hoover not the least of which,
Göçmen işçilerin sömürülmesi, ayrımcılık ırk ayrımı, J. Edgar Hoover
So Uncle Joe told him the migrant workers could go screw themselves at Macy's window, and Daniel let him have it.
Joe amca da ona göçmen işçilerin Macysin vitrininde birbirlerini düzebileceklerini söyledi, bunun üzerine Daniel ona verip veriştirdi.
He said an estimated up to 90,000 people, mostly Egyptian and Tunisian migrant workers, had crossed into Tunisia since February 20th.
Guterres, 20 Şubattan bu yana çoğu Mısırlı ve Tunuslu göçmen işçilerden oluşan 90 bin civarında kişinin Tunusa geçtiğini söyledi.
In March 2015 an amendment was brought forward in the House of Lords concerning migrant workers who are brought to the UK by their employer using"tied visas.
Mart 2015te Birleşik Krallıka,'' bağlı vizeler'' kullanarak işveren tarafından getirilen göçmen işçilerle ilgili Lordlar Kamarasında bir değişiklik yapıldı.
You know, I used to make documentaries about coal miners, migrant workers, things that mattered.
Biliyor musun, eskiden maden işçileri, göçmen işçiler gibi önemli şeyler hakkında belgeseller çekerdim.
with Radio Free Asia, Tohti criticized the Chinese government's policy to allow migrant workers into Xinjiang Uyghur and the phenomenon of young Uyghur women moving to eastern China to find work.
Radio Free Asiada yaptığı söyleşide, Çin hükümetinin Sincan Bölgesine göçmen işçi yerleştirmesini ve Uygur kadınlarının çalışmak için Çinin doğu bölgelerine götürülmeleri konusunda yürüttüğü politikalrı eleştirdi.
freedom of cross-border services, while Croatian legislation needs adjustment in order to meet the requirements for free movement of persons, including non-discrimination against migrant workers.
serbest işgücü dolaşımına ilişkin koşulların yerine getirebilmesi için Hırvat yasalarında, göçmen işçilere yönelik ayrımcılığın önlenmesi gibi çeşitli düzenlemeler yapılması gerekiyor.
She's dressed like a migrant worker.
Göçmen işçiler gibi giyinmiş.
They treat you like a migrant worker.
Sana göçmen işçi gibi davranıyorlar.
Looks like it used to transport migrants workers illegal.
Göçmen işçilerin illegal olarak naklinde kullanılmış gibi.
You trying to pass yourself off as a migrant worker?
Kendini göçmen işçi diye mi tanıtıyorsun?
We're investigating the death of a migrant worker.
Şu göçmen işçinin ölümünü araştırıyoruz.
I'm investigating the death of a migrant worker.
Şu göçmen işçinin ölümünü araştırıyorum.
I'm also not a migrant worker.
Ben göçmen bir çalışan değilim.
Since 1864, I have been a carpenter, an ambulance driver, a migrant worker, high-school student.
Ten beri, marangoz ambulans şoförü, göçmen işçi ve lise öğrencisi oldum.
I would like to insult this lazy migrant worker in such a way to make him leave.
AMSTERDAM 2002 KIŞI Bu tembel göçmen işçiyi öyle bir aşağılamak istiyorum ki, daha fazla dayanamayıp gitsin.
a permanent member of staff. or a migrant worker at a foreign port.
yabancı bir limandaki göçmen bir işçinin karıştığı ama… kadrolu çalışanların veya konukların dahil olmadığı olaylar.
Results: 40, Time: 0.0469

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish