MIGRANT in Turkish translation

['maigrənt]
['maigrənt]
göçmen
immigrant
immigration
migratory
refugee
settler
migrating
pilgrim
nomadic
émigré
expatriate
göçmenler
immigrant
immigration
migratory
refugee
settler
migrating
pilgrim
nomadic
émigré
expatriate

Examples of using Migrant in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Now, there's a belief that a large portion[of the migrant flow] will be deflected to the central and southern Evros sectors.
Artık göç akışının büyük kısmının Evrosun merkezine ve güneyine kayacağına dair bir inanış söz konusu.
In your wonderful country… I have done well since arriving as a migrant And your interest in helping her is because… And?
Gayet başarılı oldum. Cennet ülkenize bir göçmen olarak ilk geldiğimden beri Kendisine olan ilginizin sebebi neydi?
Britain was among a very few EU member states that fully opened their labour markets to migrant workers from the ten countries admitted into the bloc in May 2004.
İngiltere, emek piyasasını Mayıs 2004te bloğa katılan on ülkeden gelen göçmen işçilere sonuna kadar açan az sayıda ülkeden biriydi.
He also charged that one of 21 agreements recently signed by the two neighbours severely dilutes a bilateral 2001 migrant re-admission pact.
Iki komşu arasında yakın tarihte imzalanan 21 anlaşmanın birinde 2001 yılında imzalanan ikili bir göçmen geri kabul anlaşmasının ağır şekilde sulandırıldığı yönünde suçlamada da bulunuyor.
And a Mr Ryder and a migrant called Magda. Well, apart from those two that boss me around, there's a lady called Miss Cartwright.
Etrafımdaki bana patronluk taslayan bu ikisinden başka,… Bayan Cartwright denen bir kadın var… ve Bay Ryder ve Magda denen bir göçmen.
a Mr Ryder and a migrant called Magda.
Bay Ryder ve Magda denen bir göçmen.
And a Mr Ryder and a migrant called Magda. there's a lady called Miss Cartwright, Well, apart from those two that boss me around.
Etrafımdaki bana patronluk taslayan bu ikisinden başka,… Bayan Cartwright denen bir kadın var… ve Bay Ryder ve Magda denen bir göçmen.
a mr Ryder and a migrant called magda.
Bay Ryder ve Magda denen bir göçmen.
who is a very good anthropologist who is working on Filipina migrant women who leave their children back in the Philippines, was telling me about how much parenting is going on through Skype,
antropolog olan Danny Miller, Filipinli çocuklarını Filipinde bırakmış, göçmen kadınlar üzerinde çalışırken Skype üzerinden bu annelerin ne kadar çok ebeveynlik yaptığını ve Skype sayesinde çocuklarıyla
Gordon Brown, including restrictions imposed on migrant workers from his country.
İngiliz mevkidaşı Gordon Brown ile ülkesinden giden göçmen işçilere uygulanan kısıtlamalar da dahil olmak üzere iki ülkeyi de ilgilendiren meseleleri görüşmek üzere 5 Aralık Çarşamba günü Londraya bir günlük bir ziyarette bulundu.
Sonia Pierre became an activist at the age of 14, when she was arrested for being the spokesperson of a group of Haitian sugar-cane cutters in her migrant labor village who were protesting for better wages and living conditions.
Sonia Pierre, daha iyi ücret ve yaşam koşulları için protesto gösteren göçmen işçi köyünde Haiti şekeri kamışı işçilerin sözcüsü olduğu için tutuklandığında 13 yaşında bir aktivist oldu.
with Radio Free Asia, Tohti criticized the Chinese government's policy to allow migrant workers into Xinjiang Uyghur
Radio Free Asiada yaptığı söyleşide, Çin hükümetinin Sincan Bölgesine göçmen işçi yerleştirmesini
for emigrants," the expert added, noting that the inflow of migrant workers into the EU was already half its pre-crisis level.
AB ülkelerine göçmen işçi girişinin çoktan kriz öncesi seviyeye indiğini de kaydetti.
so they get migrant workers from other countries to come do the menial jobs.
amelelik yapacak vasıfsız eleman bulamıyor, o yüzden bu işler için başka ülkelerden göçmen alıyorlar.
Britain and Ireland were the only EU member states to fully open their labour markets to migrant workers from the ten mostly former communist countries that joined the Union in May 2004.
birlikte emek piyasalarını Mayıs 2004te Birliğe üye olan çoğu eski komünist on ülkeden gelen göçmen işçilere tamamen açan tek AB üye ülkeleri olmuşlardı.
estate megaprojects gone bust: thousands of migrant construction laborers left stranded
Parasız pulsuz ortada bırakılan binlerce göçmen inşaat işçisi. Sinclair,
Later, she married a fellow migrant worker, moved with him to his village, gave birth to two daughters,
Daha sonra, Min bir göçmen işçi arkadaşıyla evlenip eşinin köyüne taşındı
Germany might object to the two countries' accession because of issues surrounding migrant Roma, and because of concerns that a flood of workers would emigrate to other parts of the EU in a search for jobs.
başkanı Martin Schultzdan geldi. Schultz, Fransa ve Almanyanın göçmen Romanlarla ilgili sorunlar ve ABnin diğer bölgelerinin de iş aramak için gelen işçilerle dolacağı yönündeki endişeler yüzünden iki ülkenin katılımına karşı çıkabileceğini söyledi.
The problem is that many of these people… don't know how to swim," said Nikos Raptopoulos, head of the biggest state hospital in Alexandroupolis."So you have migrant smugglers leading these people to remote sites along the river and then telling them to wade or float across aboard flimsy children's dinghies.
Dedeağaçtaki en büyük devlet hastanesinin müdürü Nikos Raptopulos,'' Sorun, bu insanların çoğunun… yüzme bilmemesidir.'' diyerek şöyle devam etti:'' Bu yüzden de göçmen kaçakçıları bu insanları nehir boyunda yer alan ıssız yerlere götürüyorlar ve onlara sığ suda yürüyerek veya dayanıksız çocuk botlarıyla karşıya geçmelerini söylüyorlar.
Human Trafficking and Migrant Smuggling, Money Laundering,
İnsan Ticareti ve Göçmen Kaçakçılığı, Kara Para Aklama,
Results: 168, Time: 0.0373

Top dictionary queries

English - Turkish