MISTAKES in Turkish translation

[mi'steiks]
[mi'steiks]
hata
mistake
error
wrong
fault
bug
failure
flaw
glitch
yanlış
wrong
false
incorrect
mistake
correctly
hatalar
mistake
error
wrong
fault
bug
failure
flaw
glitch
hataları
mistake
error
wrong
fault
bug
failure
flaw
glitch
hatalarını
mistake
error
wrong
fault
bug
failure
flaw
glitch
yanlışları
wrong
false
incorrect
mistake
correctly

Examples of using Mistakes in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Also coincidences or, like, mistakes.
Aynı zamanda tesadüfler… veya yanlışlar gibi.
Sets the color of the line that is used to indicate spelling mistakes.
Yazım hatası olan satırı göstermek için kullanılacak rengi ayarlar.
That's how design mistakes get made, looking at things in isolation.
Böylece nasıl hatalı yapıIdıkları görülüyor, bakarak ayırabiliyorsun.
I admit my mistakes.
Hatamı kabu ediyorum.
Diana Laufenberg: How to learn? From mistakes.
Diana Laufenberg: Hatalarımızdan. Nasıl öğrenebiliriz?
They're gonna have to live with their mistakes.
Onlar hatalarıyla yaşamak zorunda kalacaklar.
But you see… we don't stop paying for our mistakes.
Ama görüyorsun işte hatalarımızın bedellerini ödemeyi hiç bırakmıyoruz.
Your essay has some mistakes, but as a whole it is very good.
Denemenin birkaç hatası var fakat bir bütün olarak çok iyi.
He taught me that we are found by our choices that we are more than mistakes.
Temellerimizde seçimlerimizin olduğunu hatalarımızdan daha fazlasına sahip olduğumuzu öğretti.
I learned from my mistakes.
Ben hatalarımdan öğrendim.
I have done my best to take responsibility for my mistakes.
Hatalarımın sorumluluğunu almak için elimden geleni yapıyorum.
It points out our mistakes too late for us to profit by them.
Hatalarımız ders çıkarmamız için çok geç farkediliyor.
He's paying for all our mistakes.
Hepimizin hatasının bedelini ödüyor.
We cannot let the humans pay for our mistakes.
Hatalarımızın bedelini insanların ödemesine izin veremeyiz.
Now we're paying for our mistakes.
Şimdi hatalarımızın bedelini ödüyoruz.
It's easy to focus on the mistakes of the past.
Geçmişteki hatalara odaklanmak çok kolaydır.
I will never overlook your mistakes again.
Hatalarına bir daha asla göz yummayacağım.
Three mistakes.
Üç hatam çıktı.
We all have to pay for our mistakes.
Hepimiz hatalarımızın bedelini ödemek zorundayız.
And unfortunately yesterday one of those mistakes reared its ugly head.
Ve maalesef dün bu hatalardan birisi çirkin kafasını gösterdi.
Results: 3933, Time: 0.0773

Top dictionary queries

English - Turkish